Kaktüsler susuz da yaşar

12 Eylül 1980 darbesi sürecinde Mamak Cezaevi’nde tutulan kadınların, ”Ne olacak? Şimdi ne olacak? Biz böyle yaşayamayız” cümlesine kadınlardan birinin annesi ”Kaktüsler susuz da yaşar” yanıtı verdi. O gün, o yanıtı veren kadının kim olduğu ve nerede olduğu bilinmiyor ama o günleri yaşayan 46 kadın tarafından kaleme alınan kitabın ismi oldu ve dilden dile dolaştı.

04 Mayıs 2018 Cuma | Kültür-Sanat

EVRİM KEPENEK / JİNNEWS/ İSTANBUL


12 Eylül 1980 darbesi sürecinde Mamak Cezaevi’nde tutulan kadınların, ”Ne olacak? Şimdi ne olacak? Biz böyle yaşayamayız” cümlesine kadınlardan birinin annesi ”Kaktüsler susuz da yaşar” yanıtı verdi. O gün, o yanıtı veren kadının kim olduğu ve nerede olduğu bilinmiyor ama o günleri yaşayan 46 kadın tarafından kaleme alınan kitabın ismi oldu ve dilden dile dolaştı.

”Kaktüsler susuz da yaşar” kitabını Fatih’teki Kadın Eserleri Kütüphanesi’nden ve internetten temin etmek mümkün. Ayrıca, döneme ait belgeleri incelemek isteyenler için de kütüphanenin kapıları açık. Çünkü kadınlar kitabı kütüphaneye teslim etti. Kadınlar aynı döneme ait çok sayıda bilgi ve belgeyi de yine kamuoyunun dikkatine sunmak için kütüphaneye hediye etti. 

 

Ulaşamayan mektuplar

Kitabın yazarlarından Fatma Polat Akat, Mamak Cezaevi’ne 17 yaşında giriyor. 19 yaşında cezaevinden çıkan Akat, aradan 36 yıl geçtikten sonra bir gazete kupüründe, ”Sahibini arayan mektuplar” başlıklı bir haber görüyor ve bu haberle de hayata dair fikri değişiyor. Çünkü bu haber Mamak Cezaevi’nde kalan kadınlar tarafından yazılan ancak görevliler tarafından sahiplerine ulaşması engellenen mektupları anlatıyor.

Mektupların Ankara’da sergileneceğini duyunca oraya giden Akat, kendisi ile aynı koğuşta kalan arkadaşlarını görüyor. O gün bir araya gelen 46 kadın, ”Yaşadıklarımız unutulmasın” diye bu kitabı yazmaya karar veriyor. 

Kitabın yazımı 3 yıl sürdü ve 2011’de okurla buluştuğunda çok ilgi gördü. 


 Hepimiz yaralıyız

Kitabın kendisi için çok kıymetli olduğunu vurgulayan Akat, ”Hepimiz yaralıyız. Bu ülkede herkes yaralı. Yarası birbirine denk gelenler bu kitabı yazdık” diyor. 

 

Yüreklerimiz yeniden buluştu

Seniye Nazik Işık da kitabın Kadın Eserleri Kütüphanesi’nde olmasının önemine dikkat çekerek, şunları söylüyor: ”Bir tarih kitabı, bir direnme kitabı, burada yer alması çok önemli. 12 Mart’a ucundan tanıklık etmiş bir çocuktum o zaman idam cezalarına karşı imza topladığım için disiplin cezası almıştım. 12 Eylül ise doğrudan beni de vurdu. Mamak’ta aynı dönemde A 1 Blok’taki koğuşta birlikteydik. O gün birleşen yüreklerimiz bu kitapta yeniden buluştu.” 



386

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA