Klamlarında Efrîn direnişi var

Kürt toplumunda sözlü yolla dile getirilen dengbêjlik, tarihin çığlığı olarak yüz yıllardır kendini sürdürmeye devam ediyor. Dengbêjlik, yokluğun, çaresizliğin, aşkın, sevginin, sürgünün, çatışmanın, toprağın kokusunu dört bir yana salmış, Kürt’ün bu hep süregelen kültürü hiçbir zaman son bulmamıştır. Ne zaman bir yıkım, bir sevdalanış, bir diriliş olsa bir ses kendini orada belli eder.

17 Nisan 2018 Salı | Kültür-Sanat

AYNUR İNEDİ / JİNNEWS / ŞIRNAK

 

Kürt toplumunda sözlü yolla dile getirilen dengbêjlik, tarihin çığlığı olarak yüz yıllardır kendini sürdürmeye devam ediyor. Dengbêjlik, yokluğun, çaresizliğin, aşkın, sevginin, sürgünün, çatışmanın, toprağın kokusunu dört bir yana salmış, Kürt’ün bu hep süregelen kültürü hiçbir zaman son bulmamıştır. Ne zaman bir yıkım, bir sevdalanış, bir diriliş olsa bir ses kendini orada belli eder. 

Şırnak’ın Silopi ilçesinde yaşayan Fadile Aydış da Kürt halkının yaşadığı toplumsal olayları klamlarına konu ederek bugüne kadar getirmeyi başardı. Büyüklerinden öğrendiklerini 60 yıldır yaşatan Fadile, son dönemde Efrîn’de Kürtler üzerinde hayata geçirilen zulümleri de klamlarına konu ediniyor.

 

Ninemin öğütleri...

Günlük konuşmasında kullandığı şiirsel anlatışıyla kendine özgü bir tarzı olan Fadile, klamlara nasıl başladığını şöyle anlatıyor: “Ninemin dizine uzanır onu dinlerdim. Ve söylemlerini hiçbir zaman aklımdan çıkarmadım. Küçük yaşta ninemin öğütleriyle klamların değerini anlamaya başlamıştım. Ninem bana hep öğüt verirdi. ‘Söylemlerimi dikkate al kulak arkası etme. Bir gün ihtiyacın olur. Bir gün ihtiyacın olursa, ninem böyle söylemişti dersin’ diyordu.  Bende o günden bu yana onun geleneğini unutmadım ve yaşattım. Kürt halkının bir geleneğidir dengbêjlik.”

 

‘Ağıtlarımız klamlara dönüşüyordu’ 

7 yaşındayken ninesinin söylediği klamlarla büyüdüğünü söyleyen Fadile Aydış, o dönemde yaşanan toplumsal olayların insanlarda büyük etkiler bıraktığını dile getiriyor. 

Ermeni katliamının ardından Şeyh Sait ve arkadaşlarının idam edilişinin, çocukluk döneminde en çok etki yaratan olaylar olduğunu belirten Aydış, “Fermanlardan geçiriliyorduk. Ağıtlarımız dilimizden dökülüyordu ve klamlara dönüşüyordu. Şimdi Efrîn üzerine söylediklerimiz gibi o gün de aynı şeyleri söylüyorduk. Klamlarımda sadece acıyı değil Efrîn’deki muhteşem direnişi de anlatıyorum” diyor ve bir klam daha söylüyor. 


69

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA