Demirtaş suçluları teşhir etti

HDP eski Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, mahkemeden bir beklentisinin olmadığını belirterek, "Ben buraya suçlamalara karşı savunma yapmak için değil suçları teşhir etmeye geliyorum" dedi.

14 Nisan 2018 Cumartesi | Haber

Demirtaş’ın, Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşması üçüncü gününde devam etti. 

Sincan Cezaevi Yerleşkesi’ndeki duruşma salonunda görülen duruşmaya 50 izleyici sınırlaması getirildi. Duruşmanın üçüncü gününde de fezlekelerde kendisine yönelik suçlamalara ilişkin konuşan Demirtaş, 6-8 Ekim Kobanê eylemleri ve Ceylanpınar’da iki polisin öldürülmesine değindi. Demirtaş, dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu’na ilişkin açıklamalarda bulundu. Davutoğlu’nun siyasetçi olarak tam bir fiyasko olduğunu, çözüm sürecine asla inanmadığını kaydeden Demirtaş, "Davutoğlu, Neo-Osmanlıcı üst emperyal devlet örgütlenmesi kafasında kurmuş basiretsiz bir siyasetçidir. Kürt halkına eşit bir bakışı yoktur. Tam savaş rantçılığı yapmış çözüm sürecinin bitirilmesine katkı yapmıştır” dedi.

 

Mahkemeden beklentim yok

Demirtaş, şöyle devam etti: “Siyasetçinin işi alternatifleri oluşturmak, alternatifleri zorlamaktır. Bunu yapmayan siyasetçi basiretsiz, ucuz, kan emicidir. Biz çatışmanın derinleşmesini önlemişsek, çözüm sürecinin bir gün bile uzaması için çalışmış, bir kişiyi bile kurtarmışsak bunun için bin yıl yatarım. Peki binlerce insanın katliamından sorumlu olanlar lüks içinde yaşayıp, devleti ele geçirip kudretli iktidarlarında keyif sürseler bile benim F Tipi hücrede duyduğum huzuru duyabilir mi? Duyamazlar. Yatmaya da devam ederim. Ne mahkemenizden adalet beklentim ne de adaletin gerçekleşeceği inancım var."

 

Siyaset dışı bırakma baskısı

“Ben buraya suçlamalara karşı savunma yapmak için değil, suçları teşhir etmeye geliyorum” diyen Demirtaş, şunları söyledi: “Asliye mahkemeleri öyle bir baskı altında dosyaları sürdürüyorlar ki inanılmaz. Mümkünse Demirtaş’ı siyaset dışı bırakmak için çaba içindeler. Beni bir an önce siyasi yasaklı konuma düşürmek için özel olarak bazı hakimlere avukatlar tarafından baskı yapıldığını biliyorum. Biz bu yargıya mı güveneceğiz. Beni siyasi yasaklı yapabilirler ama benim ölüm bazılarının dirisinden daha fazla siyaset yapar. Hakkımda ömür boyu siyaset yasağı da konulsa ben siyasetçiyim. Hücrede de siyaset yaparım. Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı seçimini belirleyecek olan biziz. Kilit biziz, anahtar biziz. Siyaset yasaklı da olsam biziz, olmasam da biziz. Kilit bizim elimizdedir. Bakalım ne yapacaklar göreceğiz.”

 Edirne Cezaevi’ne dik girdiğini oradan da dik çıkacağını belirten Demirtaş, “Benim arkadaşlarıma tavsiyemdir: Ben orada ölürsem tabutumu da dik çıkarsınlar, yatay çıkarmasınlar” dedi.

 

Hakarete itiraz etti

Demirtaş, duruşmada iddianameye konulan bir konuşmasını okudu. Metinde “Kürt” ifadesindeki “k”nin küçük yazıldığına dikkat çeken Demirtaş, “Kürt halkı bütün halklar gibi onurlu bir halktır. Hakaret babında 'K' küçük yazılmış. Bu şekilde yazılması halka hakarettir. Düzeltilmesi lazım, itiraz ediyorum” dedi.  Ara verilen duruşma, öğleden sonra avukatların savunmasıyla devam etti.  


ANKARA


1429

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA