SALDIRI TÜM KÜRTLERE

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, Türk devletinin Güney Kürdistan’daki işgal alanını genişletmesinin ciddi bir tehdit olduğunu belirterek, "Efrîn’le başlayan işgal harekâtının Medya Savunma Alanları ve Bradost Alanı ile yaygınlaştırılması, savaşın Kürt halkının özgürlük mücadelesi açısından tarihsel bir eşiğe gelmesi anlamına geliyor" dedi.

11 Nisan 2018 Çarşamba | Haber

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, Bradost’taki Türk işgalinin önceki saldırılardan farklı olduğunu belirterek, savaşın Kürtlerin örgütlü olduğu her alana yayıldığını kaydetti. KCK, ulusal birliğe ve saldırıları püskürtmeye çağırdı.

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, dün yaptığı yazılı açıklamada, Güney Kürdistan’daki işgalin yaygınlaşarak devam ettiğini belirtti. Kürt halkının özgür ve demokratik yaşamını ortadan kaldırmak için Efrîn’i işgal eden AKP-MHP faşizminin, Kürt soykırımını tamamlamak için Kürt Özgürlük Hareketi'ni tasfiyeyi hedeflediğini belirten Eşbaşkanlık, "DAİŞ’le Kürt Özgürlük Hareketi'ni etkisizleştiremeyeceğini gören AKP iktidarı, 2015 yılıyla birlikte tüm Kürt düşmanlarını yanına alarak tasfiye saldırısını başlattı. PKK'yi tasfiye ederek yüz yıla yakındır uyguladıkları Kürt soykırımını tamamlamak istiyor. Kürt Özgürlük Hareketi tasfiye edilebilirse soykırım önündeki en büyük engel ortadan kaldırılmış olacak. AKP-MHP faşizmi şu anda tüm iç ve dış politikalarını bu amaca kilitleyip savaşı, Kürtlerin örgütlü olduğu her alana yayıyor" dedi.


Soykırım yüzyılı yapmak istiyor

AKP-MHP faşizminin amacının, Kürt soykırımına dayalı 20. yüzyıl statükosunun dağıldığı ve yeni statükonun kurulacağı Üçüncü Dünya Savaşı koşullarında Kürtlerin güçlenerek özgür ve demokratik yaşama kavuşmasını engellemek olduğunu kaydeden Eşbaşkanlık, şöyle devam etti: "Bunu engellediğinde, 21. yüzyıl Kürtlerin tümden soykırıma uğratıldığı yüzyıl haline getirilecek. Bu nedenle nerede Kürtlerin kazanımları varsa bunu ortadan kaldıracağım, diyor. Kürtlerin yeni siyasi kazanım elde etmesini engellemek için yoğun saldırdığı gibi, fırsatını bulduğunda kabul edilmesini hata olarak ifade ettikleri Başûrê Kurdistan Federasyonu’nu da ortadan kaldıracaktır."


İşgali genişletiyor, üslerini artırıyor

Türk devletinin Başûrê Kurdistan'da 15’ten fazla askeri üssü bulunduğunu hatırlatan Eşbaşkanlık, bu askeri üslerin aynı zamanda Başûrê Kurdistan’ı kontrol etme, Kürtler arası birliği engelleme, Başûrê Kurdistanlı güçler üzerinde baskı kurma ve Kürtler arası çatışma yaratmak için de kullanıldığını kaydetti. Eşbaşkanlık, şunun altını çizdi: "Türk devleti şu anda Başûrê Kurdistan'da işgalini genişlettiği gibi, askeri üslerini de arttırıyor.”


Kürtlerin iradesini kırmaya yönelik

Türk devletinin Medya Savunma Alanları’na saldırısı ve Bradost bölgesini işgal etmesinin, önceki saldırılardan farklılık arz ettiğine dikkat çeken Eşbaşkanlık, Kürtlere yönelik topyekun bir saldırı başlatıldığını belirtti. "Ya bu soykırımcı Kürt düşmanı saldırganlık yenilgiye uğratılacak ya da bu Kürt düşmanı güçler Kürtlerin tümden iradesini kırıncaya kadar saldırılarını sürdürecek ve Kürt soykırımını tamamlamaya çalışacaktır" diyen Eşbaşkanlık, saldırının sadece PKK’ye ve Kürt Özgürlük Hareketi'ne yönelik olmadığına işaret etti. Eşbaşkanlık, "Bu saldırı, tüm Kürtlerin iradesini kırmaya yöneliktir. Şu anda hedef olarak PKK gösterilse de tüm Kürtler ve kazanımları hedeftir. Her fırsatta 'Kerkük Türkmen şehridir' demesi ve Kerkük krizi sırasındaki tutumu AKP-MHP faşist iktidarının Kürt düşmanlığını tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi" dedi.


Başûr’da mücadele yükseltilmeli

Türk devletinin Başûrê Kurdistan'daki işgaline karşı mücadeleyi Başûrê Kurdistan’daki siyasi güçler dâhil tüm Kürt halkının daha fazla yükseltmesi gerektiğini vurgulayan Eşbaşkanlık, şöyle uyardı: "Eğer Başûrê Kurdistan'da Türk ordusunun işgaline karşı mücadele yükseltilmezse Kortek, Zergelê ve Balayan’da olduğu gibi daha fazla siviller öldürülecek, köylüler yerlerinden edilecek; Başûrê Kurdistan boydan boya Türk devletinin işgal güçlerinin postalları altında ezilmeye çalışılacaktır."


KDP’nin tavır alması bekleniyor

Irak devletinin Türk işgaline karşı olduğu yönündeki açıklama ve tepkilerinin yetersizliğine işaret eden Eşbaşkanlık, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Ancak işgal edilen topraklar Kürdistan topraklarıdır. Amaç, Kürt soykırımıdır. İlk karşı çıkanların da Kürt siyasi güçlerinin olması gerekir. Şu anda saldırılan ve işgal edilmiş olan alanlara, KDP alanlarından giriliyor. Bu açıdan halkımız ve Kürt kamuoyu başta KDP olmak üzere tüm Başûrlu siyasi güçlerin tutum almasını bekliyor. Çünkü işgali gerçekleştiren bu zihniyet ve politika, tüm Kürdistan halkına ve siyasi güçlerine düşmandır. Eğer bu düşman gücün önü alınmazsa tehlike her gün daha da büyüyecek, Başûrê Kurdistan halkı dahil tüm halkımızın daha ağır bedeller ödemesiyle sonuçlanacaktır. Bu nedenle Başûrê Kurdistanlı sorumlu siyasi güçler ve şahsiyetlerin Türk devletinin saldırılarını gerekçelendirerek cesaretlendiren yaklaşımları bırakıp, doğrudan Türk devletinin işgaline karşı tutum almaları gerekir. Kürt düşmanı ve soykırımcı bu saldırganlığı, Kürt ulusal birliği ve Kürt halkının ortak tutumuyla durdurma ve püskürtmenin zamanıdır. Kürt halkı tüm Kürt siyasi güçlerden Türk devletinin bu saldırganlığına ve işgaline karşı tutum almasını bekliyor. Kürt siyasi güçler bu işgale karşı tutum alırlarsa saldırıları püskürtmek zor olmayacaktır."


Soykırımcı irade kırılana kadar

Kürt Özgürlük Hareketi’nin bu işgale karşı sonuna kadar direneceğini; Kürt düşmanı bu soykırımcı irade kırılana kadar bu mücadelenin sürdürüleceğini belirten Eşbaşkanlık, şunu vurguladı: "Soykırımcı sömürgecilik savaşı ve işgali bu düzeyde yaygınlaştırıyorsa direniş ve mücadele de daha kapsamlı olacaktır. Bu saldırı ve işgal harekâtı, soykırımcı Türk devleti için bir çıkmaz ve bataklık haline getirilecektir. Özgürlük Hareketimiz 45 yıllık mücadele birikimi ve gerilla deneyimiyle bu işgale karşı Kürdistan halkı ile birlikte direnecektir."


Zap işgali zamanı gibi

Başûrê Kurdistan halkının, Türk devletinin karakteri ve saldırısının amacını çok iyi gördüğünü teslim eden Eşbaşkanlık, her yerde işgale karşı yürüttüğü mücadeleyi daha da yükseltmesini; işgale karşı mücadelede gerillanın yanında yer alması istedi. Eşbaşkanlık, "Nasıl ki Zap işgali gerillanın mücadelesi ve Başûr halkımızın desteğiyle bozguna uğratılmışsa bu saldırı da halkımızın desteğiyle aynı akıbete uğratılacaktır" dedi.


İşgale karşı harekete geçilmeli

Türk devletinin Bradost’u işgali ve saldırılarını arttırmasının sadece Başûrê Kurdistan'a değil, aynı zamanda Bakur, Rojava ve Rojhilat Kurdistan'ına yönelik olduğunu kaydeden Eşbaşkanlık, bu nedenle Kürdistan’ın tüm parçalarındaki, Türkiye metropollerindeki ve dünyanın her yerindeki Kürdistanlıların bu işgale karşı harekete geçmesi gerektiğini vurguladı. Eşbaşkanlık, şunların altını çizdi: "Efrîn’le başlayan işgal harekâtının Medya Savunma Alanları ve Bradost Alanı ile yaygınlaştırılması, savaşın Kürt halkının özgürlük mücadelesi açısından tarihsel bir eşiğe gelmesi anlamına geliyor. Bu durum da tüm Kürt halkının, Kürtlerin dostlarının ve demokrasi güçlerinin üzerine düşeni en yüksek düzeyde yerine getirmesini gerektiriyor."

Türk devletinin şovenist ve yayılmacı saldırganlığına karşı mücadelenin, tüm Ortadoğu halklarının özgürlük, demokrasi, barış ve istikrar mücadelesi olduğunu dile getiren Eşbaşkanlık, tüm Ortadoğu halkları ve siyasi güçlerini, bu mücadelede Kürt halkının yanında yer alarak Yeni Osmanlı saldırganlığının püskürtülmesinde üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeye davet etti.


Her koşulda fedaice direniş

Kürt Özgürlük Hareketi’nin her dönem zor koşullarda direnişle mücadeleyi geliştirdiğini hatırlatan KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, açıklamasını şöyle tamamladı: "AKP-MHP faşizmi tüm Kürt düşmanlarını yanına alarak ve Rusya gibi bir süper gücü Kürt soykırımına ortak ederek ne kadar saldırırsa saldırsın direniş her koşulda fedaice geliştirilecek. Kürtlerde gelişen ulusal birlik bilinci ve halkımızın desteğiyle bu işgale kaşı halkımızın özgür geleceğini savunmak için direniş her yerde yükseltilecek, soykırımcı saldırganlık yenilgiye uğratılarak demokratik Ortadoğu ve özgür Kürdistan mutlaka yaratılacaktır." 


 ANF/BEHDİNAN




Kontra ve askerlere eylem



HPG, 3 Nisan günü Amed’deki eylem ve çatışmalarda 4 kontra ve 3 askerin öldürüldüğünü, 3 kontranın da yaralandığını bildirdi. 

HPG Basın İrtibat Merkezi (BİM) tarafından yapılan yazılı açıklamada, eylem ve operasyonlarla ilgili şu bilgiler paylaşıldı:

* Gerillalar, 3 Nisan günü saat 16.40’ta Amed’in Pasur (Kulp) ilçesi ile Milika karakolu arasında Hacana köyü yakınlarında kontra bir birliğe yönelik eylem düzenledi. Kontraların bulunduğu bir aracın etkili bir şekilde vurulduğu bu eylemde 4 kontra öldürüldü, 3 kontra ise yaralandı. 

* Ölü ve yaralı kontraları alandan uzaklaştıran işgalci TC ordusu alanda bir operasyon başlattı. Operasyon güçlerine müdahale sırasında hedeflenen Türk birliğinde 1 asker öldürüldü, çok sayıda asker ise yaralandı. 

* Kısmi olarak geri çekilen Türk güçleri, 5 Nisan günü Şehit Navdar ve Şehit Kawa alanlarında geniş kapsamlı bir operasyon başlattı.

* 6 Nisan günü saat 12.30 sıralarında Pasur’un Çiyayê Lis alanında çatışmalar yaşandı. Yakın mesafeden göğüs göğüse yaşanan çatışmada 2 asker öldürüldü, onlarca asker ve kontra da yaralandı. Karadan gerillanın üzerine gidemeyen işgalci TC ordusu aynı gün saat 14.30 sıralarında alanı çok sayıda Kobra tipi taarruz helikopterleri ile bombaladı. Yaşanan bombardımanlarda Reşit Agiri (Tuncay Sinoğlu / Ağrı) ve Şervan Azadi (Ömer Kaya / Amed) şehadete ulaştı.

* 8 Nisan günü sabah saatlerinde operasyon güçleri geri çekildi.  


ANF/BEHDİNAN


1518

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA