Düşmanını ezberlemek!

Biz düşmanımızı tanımıyoruz, biz düşmanımızın şifrelerini ezberlememişiz… Biz düşmanımızın vahşetine alışmışız… Biz Kürtler, başkaldırmak yerine sıranın bize gelmesini bekliyoruz. Mesele direnmek ise, Efrîn çok görkemli direndi ve direniyor.

12 Mart 2018 Pazartesi | Toplum-Yaşam

Çağın direnişi üzerinden elli gün geçti, elli gündür bütün dünyanın gözü önünde Efrîn’de çocuklar öldü ve şimdi daha hızlandırılmış bir biçimde öldürülmeye devam ediliyorlar. İşgalci Türk ordusu ve yamyam tanımına bile sığdırılamayacak kadar vahşi çeteleri ile birlikte şimdiye kadar Efrîn halkı üzerinde deneyimlenmemiş hiçbir ölüm biçimi bırakmadılar. 

Köyleri yakıp yıktılar, halkın bin bir emekle biriktirdiği değerlerini tarumar ettiler. Bombaladılar, aileleri parçaladılar, yerinden yurdundan ettiler. Cenazelere ulaşılmasına izin vermediler. Uçaklarla vurdukları evlerin molozları altında kalan insanların çığlıklarını dinlettiler hepimize… Çığlığa doğru giden herkesi keşif uçağının roketleriyle vurdular. Bu topraklarda bedel vermeyen bir kuş bile bırakmadılar. 


25. BÖLÜM


Hiçbir varlık zulümden azat olamadı. Birçok ilçe ve köyü işgal ettikleri için halk buraları bırakıp gitmek yerine Efrîn merkeze taşındı. Şu an Efrîn, yoğunlaşmış bir insan selini içinde barındırıp kuşatma altında direniyor. İşgalciler savaşlarını da alıp şehrin kapısına dayandı... 


Soykırım tehlikesi!

On binlerce insanın hayatı tehlikede. Şimdiden şehrin sularını kesip insanları susuzluktan öldürmek istiyorlar. Kürdün varlığını ortadan kaldırmaya yemin etmiş, azılı katillerin hepsi bir araya gelip Efrîn’e saldırıyor… Efrîn şu an soykırım ile karşı karşıya…

Bir saniye bile top sesinin kesilmediği, uçakların şehrin üzerine bomba yağdırmaktan çekinmediği zamanlardayız ve hala birileri çıkıp “Türkiye katliam yapmayı göze alamaz” diyor. Sorarım; Cizîr’de, Sûr’da yapıp Efrîn’de yapmadığı ne var. İnsanları bodrumda katletmek ise Cindiresê bodrumlarında onlarca insan can verdi ve cenazelerine bile ulaşılmasına izin verilmedi. Top ve tank atmak ise mesele, her gün yüzlerce kez toplarla sivil yerleşim yerlerini vurdu. Bu top saldırılarında şimdiye kadar yüzlerce kadın ve çocuk gözlerimizin önünde can verdi. Sûr’da, Cizîr’de yapmadığı tek şey uçakla vurmaktı Efrîn’de onu da yaptı. Daha nasıl katliam yapsın? Katliam denen şey daha başka nasıl yapılır?  


Tarih boyunca öldürülmesi gereken Kürt!

Şu ana kadar işgalci Türk ordusu ve çeteleri, Efrîn’de 35’i çocuk, 29’u kadın toplamda 232 sivil öldürdü. 668 insan da yaraladı. Bu insanlar, çocuktu, öğretmendi, doktordu, esnaftı, terziydi ama işgalci Türkiye devleti bu insanlara terörist dedi. Çünkü barbar Türklüğün algısında her Kürt öldürülmesi gereken bir varlıktır. 

Tarih boyunca bir kılıf bulup Kürdü öldürdü. Dedelerimize asi dediler öldürdüler. Bize terörist deyip öldürüyorlar. Bazı aklı evveller de kalkmış, ‘bu halk Öcalan’dan, PKK’den vazgeçsin ve öldürülmekten kurtulsun’ diyor. Geliyê Zîlan’da PKK mi vardı? Ağrı’da PYD mi vardı? Mahabat’ta YPG mi vardı? Dersim’de YPJ mi vardı? 


Düşmanını tanıyanlar ne yapması gerektiğini bilir!

Biz düşmanımızı tanımıyoruz, biz düşmanımızın şifrelerini ezberlememişiz… Biz düşmanımızın vahşetine alışmışız… Biz Kürtler, başkaldırmak yerine sıranın bize gelmesini bekliyoruz. Mesele direnmek ise, Efrîn çok görkemli direndi ve direniyor. Ama mesele bir şehrin ölümüne direnmesi değil, mesele bu direnişin ulusallaşmaması… Direnişin her yere yayılmaması… 

Kıyametin koparılması gerektiği zamanlarda bile hala afallamış bir psikoloji ile olan biteni seyretmek, yeterince özgürlüğe aşık olmadığımızı gösteriyor. ‘Ölümden öte köy mü var’ demiş değiliz henüz… Her türlü yaşamanın yaşamak olmadığını anlamış değiliz henüz. Böylesi bir düşmanla yaşamanın formüllerini aramanın zamanı çoktan geçti… Böylesi bir düşman ile yaşanmaz sadece seni ne zaman öldüreceğini kestirmeye çalışabilirsin. Sıranın ne zaman sana geleceğini tahmin etmeye çalışırsın… 

Onurlu bir duruşun peşinden koşanlar, saçma sapan çelişkiler yaşamaz, abuk sabuk beklentiler içerisine girmez. Yarın çok geç demeyeceğim. Herkes kendi vicdanın sesini dinler diyeceğim. Sûr’da Çiyager ne ise, Efrîn’de İlan odur diyeceğim… Cizre’de Rûken ne ise Efrîn’de Avesta odur diyeceğim… Düşmanını tanıyanlar ne yapması gerektiğini bilir diyeceğim… 


1747

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA