Dünyayı değiştiren 17 kadın bilim insanı

Bilim-Teknik GÜNDEMİ: Bilim dünyasında kadın erkek eşitliği konusunda belki de en geri kalmış alanlardan biri. Buna rağmen yakın geçmişimizde yaşayan birçok kadın bilim insanı dünyayı değiştiren buluşlara imza attı. İşte onlardan bazıları:

10 Mart 2018 Cumartesi | Toplum-Yaşam

HAZIRLAYAN:  Doğan Barış ABBASOĞLU



1. Tiera Guinn



Tiera Guinn günümüzün en umut vadeden bilim insanlarından biri. Henüz sadece 23 yaşında ve daha üniversiteyi bitirmeden NASA’da çalışmaya başladı.  assachusetts Teknoloji Enstitüsünde okuyan Guinn, yeni kuşak uzay araçları için bugüne kadar geliştirilen en büyük yakıt tanklarını dizayn ediyor. 


2. Marie Curie



1900lü yılların başında dünyanın en ünlü fizik laboratuvarının başında Marie Curie ve eşi vardı. Henüz kadınların üniversitede ders vermesinin kabul edilmediği o dönemde Curie radyoaktiviteyi keşfetti. 1903 yılında araştırmaları nedeniyle Nobel Fizik Ödülüne layık görüldü. 


3. Elizabeth Blackwell



1821’de ABD’de doğan Elizabeth Blackwell ülkede tıp fakültesinden mezun olan ilk kadın oldu. Hayatı boyunca fakir kadınların sağlık hizmeti alması için çalışan Blackwell, İngiltere’de kadınlar için bir tıp fakültesi kurulmasını sağladı. 


4. Jane Goodall



Dünyada primatlar konusunda araştırma yapan en ünlü bilim insanı Jane Goodall. Şempanzeler, evrim ve hayvanların sosyal davranışları konusunda uzman olan Goodall, ömrünün büyük bölümünü Tanzanya’da geçirdi. 



5. Mae C. Jemison



Jemisin dündaki ilk siyahi kadın astronot. 1992 yılında Endeavour uzay mekiğiyle uzaya çıkan Jemisin, uzaydaki görevinden önce Sierra Leone ve Liberya’daki BM Barış Gücünde doktorluk yapıyordu. 


6. Jennifer Doudna

Doudna, dünyada gelecekte kanser gibi hastalıkların tedavisinde kullanılacak CRISPR gen düzenleme tekniğinin kaşiflerinden biri. Berkeley Üniversitesinde profesör olan Doudna, Huntington’s ve HIV gibi hastalıkların tedavisi konusunda çalışmalar yapıyor. 


7. Katherine Freese

Teorik fizik konusunda çalışmalar yürüten Nordita Enstitüsünün direktörü olan Katherine Freese, karanlık madde ve kara delikler konusundaki öncü çalışmalarıyla tanınıyor. 


8. Rachel Carson

1900lerin ortasındaki çevreci hareketin öncülerinden Rachel Carson, ABD politikası ve kültüründe etkin isimlerden biri oldu. Bir biyolog olan Carson, biyoçeşitlilik konusundaki araştırmalarıyla tanındı. 



9. Maria Goeppert Mayer 



1906 yılında doğan Maria Goppert Mayer, atom çekirdeğinin nükleer zırhını keşfetmesi nedeniyle 1963 yılında Nobel Fizik Ödülüne layık görüldü. 


10. Sara Seager

1971 yılında doğan Sara Seager Kepler Uzay Teleskobunu kullanarak bugüne kadar tam 715 gezegen keşfetti. 



11. Jane Cooke Wright 



ABD’deki ilk siyahi doktorlardan biri olan Wright, Harvard’da bir bilim insanı olan babasının yanında kanser hastaları üzerinde kemoterapi uygulaması deneylerine katıldı. Kemoterapinin bireylere dozlarının uygulanması çalışmalarında Wright’ın imzası var. 



12. Vera Rubin

1928 yılında doğan Rubin karanlık maddenin varlığını kanıtlayan bir çalışmaya imza attı. Bu çalışma insanın uzayı anlama konusundaki yaklaşımını değiştirdi. 


13. Sau Lan Wu

Hong Konglu bir bilim insanı olan Sau Lan Wu, gluon ve charm quarkların keşfedilmesinde yer aldı ve Higgs bozonunu keşfeden ekibin de içindeydi. 


14. Rosalind Franklin

1920 yılında doğan Rosaling Frankling DNA’nın keşfi konusundaki çalışmasıyla tanınan İngiliz bir biofizikçi. 


15. Barbara McClintock

1983 yılında mısırın genetik yapısı, genetik mirasın devri ve genlerin kromozonda yer değiştirme kabuliyeti konusundaki çalışmalarıyla Nobel Ödülüne layık görüldü. 


16. Rita Levi-Montalcini

İtalyan nörolog Rita Levi-Montalcini 1986 yılında sinirlerin büyüme faktörü etkisini keşfetti. New York Times’a göre bu keşif bu büyüme faktöründeki bozuklukların nasıl bunama ve kansere yol açabileceğini açıkladı. 


17. Gertrude Elion



1918 yılında doğan Gertrude Elin löseminin tedavisi ve vücudun böbrek naklini reddetmesini önleyen ilaçlar geliştirmesiyle tanındı ve Nobel Tıp Ödülüne layık görüldü. 



Sergei Skripal’i zehirleyen neydi?



Eski Rus istihbaratçısı Sergei Skripal ve kızı İngiltere’de kimyasal bir saldırıya uğradı. Zehirlenen ikili şimdi hastanede yaşam savaşı veriyor.

66 yaşındaki Sergei Skripal ve kızı Yulia İngiltere’nin Salisbury şehrindeki bir alışveriş merkezi önünde baygın bir şekilde bulundu. Hemen hastaneye kaldırılan baba kızın durumları ciddiyetini koruyor. Olay yerine ilk gelen polis memuru da şu anda hastanede ve sağlık durumu kritik. İngiliz polisine göre olayda bir tür sinir gazı kullanıldı. Ancak sinir gazının ne olduğu yapılacak incelemeler sonucunda belli olacak. 


Peki sinir gazları ne? Vücuda nasıl etki ediyorlar?

Sinir gazları istemli ve yarı istemli kasları kontrol eden sinir sinyallerini etkiliyor. Acetylcholinesterase adlı bir enzimi bloke eden bu gazla bu şekilde sinir hücreleri arasındaki iletişimi kesiyor. 

Bu etki özellikle akciğer kasları için ölümcül sonuçlara yol açıyor çünkü buradaki kaslar doğru bir şekilde çalışmayınca kurban nefes alamıyor. Sürekli yaşanan kasılmalar nedeniyle de vücudun normal hareketi sağlanamıyor. 

İnsanları öldürmek için genelde sarin ve VX adlı sinir gazları kullanılıyor. Organik fosfordan kimyasallar olan bu iki gaz, renksiz, kokusuz ve tatsız sıvı formda bulunabiliyor. Sarin uçucu özellikle gösterirken VX daha yoğun ve yağlı bir yapıda. Sarin vücuda solunum yoluyla giriyor. VX ise deri tarafından absorbe ediliyor. 

İki gazın ölümcül dozları da farklı. 10 miligram VX’in deriye temas etmesi ölümcül etki yaratırken sarinin aynı etkiyi göstermesi için 1700 miligram kullanılması gerekiyor. Solunduğu zaman sarinin sadece 35 miligramı bir insanı öldürmeye yetiyor. İki gazdan birinin Skripal ve kızının üstüne basınçlı bir tüp içinde sıkıldığı düşünülüyor. 

Geçtiğimiz sene Kuzey Koreli Kim Jong-nam da üzerine VX gazının sıkılması sonucunda hayatını kaybetti. 

Bu senaryo olay yerine gelen polis memurunun da neden hastanede tedavi olduğunu açıklıyor. Uzmanlar şu ana kadar Skripaller ve polis memurunun hayatta olmasının olayda sarin kullanıldığı yönündeki şüpheleri arttırdığını dile getiriyor.

Ancak VX de özellikle saldırgan açısından güvenli olduğu için suikastçilerin tercih ettiği bir madde. 



Nasıl tedavi ediliyor?

Sarin ve VX’e maruz kalmış kişilere Acetylcholinesterase enzimini restore eden pralidoxime ve kasılmaları kontrol eden diazepam veriliyor. Bu kişilerin büyük oranda solunum cihazına bağlanmaları gerekiyor. Bu tür bir saldırıdan kurtulunsa bile kurbanlar uzun dönemli sağlık sorunları yaşayabiliyor. 


Diğer ihtimaller?

Saldırıda kullanılmış olması muhtemel diğer kimyasallar ise tabun, soman ve cyclosarin. Bunların tümü de organik fosfor bazlı kimyasallar ve 1930larda sarin gazı araştırmaları sırasında Almanlar tarafından keşfedildi. 




Yatarken alacağınız bir hap sizi sabah kalp krizlerinden koruyabilir



Bilim insanlarının yaptığı araştırmalar yatarken alacağınız bir hapın sabah saatlerindeki kalp krizlerinden koruma sağlayabileceğini gösteriyor. 

İstatistiklere göre sabah saatleri kalp krizleri için en riskli saatler. Bu saatlerde yaşanan kalp krizleri büyük oranda ölümcül oluyor. Ama balık yağlarından vücudun ürettiği bir tür kimyasal sizi sabah kalp krizlerinden koruyabilir. Resolvin bağışıklık sistemi hücreleri tarafından bir Omega-3 yağı asidi olan DPA’dan üretiliyor. İnsanların kanındaki resolvin oranı normalde sabah saat 7 sıralarında en yüksek seviyeye çıkıyor. Ancak kalp hastası olan insanların kanındaki resolvin oranı üçte bir oranında daha az. Laboratuvarda fareler üzerinde deney yapan bilim insanları resolvini düşük olan farelerin kanlarında daha fazla pıhtılaşma görüldüğünü tespit etti. 

Bilim insanlarına göre mevcut balık yağı tabletlerinin gece alınması belli bir düzeyde sabah kalp krizlerinin engellenmesi konusunda yardımcı olabilir. Ancak araştırmalar resolvinin daha erken salınmasını sağlayacak bir hap geliştirilmesi konusunda çalışmaların gerekliliğine işaret ediyor. 



537

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA