Kadınlar ülkesine BENZER

Gözleri simsiyah iki zeytin gibi. Yanıp sönen iki alev gibi gözleri. Kıvırcık saçları omuzuna dökülmüş. İnatçı ve hüzünlü çizgiler ile çevrelenmiş çehresi. Bu kadın, bütün Efrîn’in tanıdığı, ajitatör ve şair bir kadın. Şîraz, dik başlı, devrim ve direnişin sesi olmayı başarmış bir kadın.

08 Mart 2018 Perşembe | Toplum-Yaşam

Bugün Efrîn’de Şîraz Hemo adında şair bir kadın tanıdım. “Eğer bugün ülkemin çığlığı olamayacaksam lal olsun dilim, eğer bugün topraklarımın vefalı bir yâri olamayacaksam yansın bedenim, Nebi Hurî’nin ruhu çağırıyor beni. Hemqe ve Cumê ovasının sıcaklığı çağırır yüreğimi, Hawar dağı, Mira ve Xwestiya çağırır kalbimi, buralar çocukluğumun diyarıdır, yıllar yılı bizi kucakladı buralar, şimdi biz direniş ile kucaklayacağız buraları” diyor…


22. BÖLÜM


Gözleri simsiyah iki zeytin gibi. Yanıp sönen iki alev gibi gözleri. Kıvırcık saçları omuzuna dökülmüş. İnatçı ve hüzünlü çizgiler ile çevrelenmiş çehresi. Bu kadın, bütün Efrîn’in tanıdığı, ajitatör ve şair bir kadın. Yürüyüşlerde, etkinliklerde megafondan onun kararlı sesini dinler insanlar. Şîraz, dik başlı, devrim ve direnişin sesi olmayı başarmış bir kadın. Geçenlerde bir şehit merasiminde megafondaki sesi kulaklarımda çınlayıp duruyor:

“Biz anneler çocuklarımızı doğururken ne olursa olsun seni büyüteceğim diye söz verdik. Ateşten bir ülkede çocuklarımızı direnişin ruhu ve terbiyesi ile büyüttük. Büyüdüler çocuklar ve şimdi annesine, ülkesine kirli eller değmesin diye can verdi çocuklar. Ve biz anneler, şimdi tekrar söz vereceğiz bu çocuklara! Silahın yerde kalmayacak ey çocuk rahat uyu! Sana direnme sözü veriyoruz ey çocuk” diye haykırıyordu. Tüyleri diken diken eden bir sesi var… İnsanın içine dokunma maharetine sahip bir tını var avazında… Şîraz, buranın dili… 


Şiraz, Efrîn’e benzeyen kadın…

İnsan neredeyse orası gibi oluyor. Ve her kadın biraz ülkesine benziyor. Şiraz da Efrîn’e benzeyen bir kadın… Direniş yükseldikçe onun da sesi yükseliyor. Ülkesinin kavgasını diline bir destan gibi dolamış, her gün ilmek ilmek örüyor… 

Ve bu ülkesine benzeyen kadının sesi, bugün yine yükseldi Efrîn sokaklarında. Kürdistan’ın dört parçasından ve dünyanın birçok yerinden 8 Mart dünya emekçi kadınlar gününü Efrîn’de kutlamaya gelen kadınları karşılamak için mikrofonu almıştı eline bu kez. 

Lübnan’dan, Filistin’den, Başûrê Kürdistan’dan, Rojhilat Kürdistanı’ndan, Rajava Kürdistanı’ndan, Şengal’den, Mexmûr’dan ve Dünyanın birçok yerinden Efrîn’e akın eden kadınlar, yüreğini eline alıp gelmişti. Çağın direnişini sergileyen, tarihin cengini veren kadınların buluşmasıydı bu 8 Mart… Gelen her kadın, “Barîn ve Avesta’yı yüreğimize basmaya geldik. Onların yalnız olmadığını dünyaya anlatmaya geldik. Hepimiz Barîniz, hepimiz Avestayız” diyor. Hepsi çok öfkeli, hepsi Şîraz gibi şair olmaya aday. Bizim ülkemizde bizi amansız kavgaların acısına saldıkları için özgürlüğün cenginde şair olmaya aday olduk… 

Bu yıl karşıladığımız 8 Mart bütün kadınlar için farklı. Efrîn de bir araya gelmenin birbirinin direniş dokusuna dokunmanın kadın hissiyatını bir birine geçirmenin farklı bir güzelliği var. Direnişte birleşmenin güçlü bir havası var. Hem zaten 8 Mart kahraman kadınların anısına direnmenin adı değil miydi? Bu yüzden bu 8 Mart, biraz daha anlamlıydı. 


8 Mart; uyanan kadının günüdür

Bütün günler özgür yaşamak için vardır ve bütün günler kadınların çabasıyla güzelleştirilecek günler olmaya layıktır. Özgürlüğe ulaşmak için yaşamak, yürümek ve her gününe büyük anlamlar sığdırmak özgürlük mücadelesi veren bütün kadınlara yakışan tutumdur. Varlıklarımıza anlam katan bizi özgürlük yolunda buluşturan, Rozalar ve Saralar şahsında bütün kadın özgürlük mücadelesi şehitlerine şükran borçluyuz. Onlar, bizi özgürlüğün anlam dünyasıyla tanıştıran, evrenselleşmiş, kolektif aşk abidelerimiz. Onlar bize kadının sınıfı, dini, dili ve ırkı ne olursa olsun bütün kadınların aynı acıyı paylaştığını ve aynı özgürlüklere ulaşmaları gerektiğini kavrattı. 

Ve bugün, daha iyi anlıyoruz ki; kadınların yüzyıllardır eşitsizlikler içinde verdiği mücadelenin sembolü sadece bir gün olamaz. Bu anlamda 8 Mart sadece sembol bir gün değil, özgürlüğe uyanmış kadının günüdür. Olması gereken ve ulaşmamız gereken gerçek ise bütün hayatı kadınca güzelliklerle yaşanır kılmak. Efrîn’e gelen ve şair Şîraz’a misafir olan her kadın biraz Şîraz oldu. Biraz Efrîn oldu. Her kadın biraz ülkesi gibiydi. 


1287

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA