BM'yi uyandırma yürüyüşü

37 ülkeden bin kişi 15 Şubat Komplosu ve Efrîn'i işgal girişimini kınamak amacıyla Lozan'dan Cenevre'ye 5 günlük uzun yürüyüş başlattı.

13 Şubat 2018 Salı | Haber

ERKAN GÜLBAHÇE-SERKAN DEMİREL/LOZAN


87 kurum ve örgütün katılımı ile oluşturulan Avrupa Efrîn’i Sahiplenme Platformu öncülüğünde, aralarında 37 farklı ülkeden gelen aydın, akademisyen, siyasetçi, sporcu, sivil toplum kuruluşları temsilcileri, sanatçı ve 200 kişilik enternasyonalistin de arasında bulunduğu 1000 kişi Lozan’dan Cenevre’ye yürüyor. Efrîn’e yönelik işgalin sona ermesini isteyen yürüyüşçüler, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik uluslararası komployu da protesto ediyor. 

Yürüyüş, “BM Efrîn’deki soykırımı durdur” şiarıyla Lozan Riponne Place’da yapılan basın açıklaması ile başladı. Efrîn’i Sahiplenme Platformu tarafından yapılan açıklamada, “Bizler, Türk devletinin Efrîn nezdinde gerçekleştirdiği, Kürdistan halklarını tehdit eden, savaş ve işgalini reddediyor ve Efrîn halkının haklı ve meşru mücadelesinin yanında olduğumuzu haykırıyoruz. Avrupa’da yaşayan Kürdistanlı, Türkiyeli, Asuri, Ermeni, Êzidî, Alevi, Hıristiyan, Müslümanlar ve Avrupalı devrimci-demokratlar olarak günlerdir direnişteyiz ve direnmeye devem edeceğiz” denildi. 


Suç ortağı olmayın

Açıklamada şu hususların altı çizildi: “Türk devletinin bu işgal girişimi ve katliamları halkların iradesine bir saldırı olduğu gibi uluslararası hukuk açısından da insanlığa karşı bir suçtur ve BM normlarına göre de bir soykırımdır. ABD, Rusya ve Avrupa ülkeleri başta olmak üzere bölgesel ve küresel devletlerin sessizlikleri, suskunlukları onları Türk devletinin bu işgal girişimine suç ortağı yapmaktadır. Halklarımızın geleceği üzerinde oynanan bu çıkara dayalı hesaplara, taktik oyunlara ve kirli siyasetlere derhal son vermelidirler.


BM sessizliğini boz

Görevi, varlık gerekçesi en önemlisi kuruluş amacı katliamları ve jenositleri durdurmak olan Birleşmiş Milletler’in (BM), Efrîn’de yaşanan jenoside sessiz kalması, Türk devletinin katliamlarını daha da pervasız bir hale getirmektedir. BM’nin bu sessizliğini kırmak ve Efrîn’deki katliama karşı yaptırım kararı almasını sağlamak amacıyla Lozan’dan, Cenevre’ye yürüyoruz.”

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik uluslararası komployu da kınayan Platform, “Başta Sayın Öcalan olmak üzere tüm tutsaklara özgürlük istiyoruz” dedi. Efrîn’e ilişkin de BM’nin acilen harekete geçmesi istendi. Açıklamada kamuoyuna şöyle seslenildi: 


Koç: Sessizlik Erdoğan’a yer açıyor

Efrîn’i Sahiplenme Platformu ardından ilk sözü alan KCKD-E Eşbaşkanı Yüksel Koç, Efrîn direnişini selamladı. Koç şöyle konuştu: “Bugün de bu komplo Efrîn’de devam ediyor. Efrîn’de Kürtler, Ermeniler, Araplar, Türkmenler kahramanca bu komploya karşı direniyor. Başta Birleşmiş Milletler ve Avrupa sessizliği ile bu işgali desteklemiştir. Bu sessizlik Erdoğan’a yer açıyor. Erdoğan da DAİŞ ve El Kaide ile işbirliği yapıyor. Gelin bu siyasetinizden vazgeçin.”


 Rieller: Saldırıları kabul edilemez 

İsviçre Sosyalist Parti (SP) Federal Milletvekili Laurence Fhilmann Rielle ise; “Bugün bölgenin en demokratik sistemine sahip olan ve DAİŞ’e savaşırken desteklediğimiz Kürtleri bugün Türk devletinin saldırılarına karşı yalnız bırakmak kabul edilemez. Efrîn ile dayanışma daha çok büyütülmeli” dedi.


Dicle: Efrîn Kürtlerin Stalingard’dır

Kürt Siyasetçi Hatip Dicle de, Türk devletinin Efrîn’e dönük saldırıların temel amacının Kürtlerin kazanımlarının önüne geçmek ve DAİŞ’e yeni alanlar açmak olduğunu ifade etti. Dünyanın sessizliğini de sert dille eleştiren Dicle, Efrîn’in direniş tarihini hatırlatarak şunları ifade etti: “Efrîn Kürtlerin Stalingrad’ıdır, Tarihte köleci iktidarlara direnen Efrîn halkı bugün bir kez yine faşist rejimlere karşı direniyor ve kazanacak.”


Koç: Halklar Efrîn için yürüyor

KNK Eşbaşkanı Nilüfer Koç ise “Yüz yıl önce Lozan’da yok sayılan halkların hepsi ve üstüne dünya halkları ile birlik olarak Efrîn’e yönelik saldırıları kabul etmiyor. Herkes iyi bilsin ki; biz yok sayılan halklar, artık bizi yok saymaya kimsenin gücü yetmeyecek çünkü biz Efrîn ile birlikte artık bir dünya olduk ve artık direnen ve yenilmez savaşçılarımız var” dedi.


Payot: Efrîn direnişinin yanındayız 

Lozan Belediye Meclis Üyesi David Payot ise “Efrîn’de sömürgeci güçlere karşı verilen direnişin yanında ve destekçiyiz” dedi. Payot, uluslararası güçleri Türk devletine karşı harekete geçmeye çağırdı.

Payot’un ardından sırasıyla söz alan birçok örgüt temsilcisi ve siyasetçi yaptığı konuşmada Türk devletinin saldırılarını kınarken, BM’ye seslendi.

Yapılan konuşmaların ardından “BM Efrîn’deki katliamı durdur” sloganı ile yürüyüşe geçildi.


16 Şubat’ta BM önündeler

Dün 8 kilometre yol katetecek yürüyüşçülerin bugün ise 20 kilometre yol almayı planlıyor.  Yürüyüş süresince birçok merkezde panel ve konferanslar organize edilecek. Eylem, 16 Şubat günü BM önünde yapılacak kitlesel mitingle sona erecek. 


TALEPLER

* Türk devleti Efrîn’de soykırım yaparak, insanlık suçu işlemektedir.

*  Türk devletinin Efrîn’e dönük işgal saldırıları, dünyanın başına bela olan barbar DAİŞ’i güçlendirerek, bu örgüte yeni alanlar açıyor.

* Türk devletinin bu işgal girişimi, uluslararası hukuka göre suç teşkil ediyor. Bundan kaynaklı Türk devletine karşı derhal diplomatik, ekonomik ve askeri ambargo uygulanmalıdır.

* Yaşanan savaş ve işgale karşı BM acilen toplanarak, Türkiye devletinin Efrîn’e dönük uyguladığı işgal ve soykırım politikasına karşı tutum almalı ve bu durumu kınamalıdır.

* Yeni işgal girişimlerinin yaşanmaması, soykırımların durdurulması ve bölgenin istikrar ve güvenliğinin sağlamak için Rojava sınırı boyunca uçuşa yasak bölge olarak ilan edilmelidir.

* Efrîn, 7 yıllık Suriye iç savaşı sürecinde en istikrarlı ve demokratik bir bölge olmuştur. Türkiye, Efrîn’de aralarında çocuk ve kadınlarında bulunduğu sivillere yönelik gerçekleştirdiği katliamlardan kaynaklı uluslararası mahkemelerde yargılanmalıdır.

* Tüm bu nedenlerden dolayı BM’yi, tüm uluslararası güçleri ve kuruluşları sorumluluk almaya ve göreve davet ediyoruz.

* Cenevre Konvansiyonlar garantörü olan İsviçre Federal Hükümeti, Türk devletinin Efrîn’e yönelik soykırımın durması için BM nezdinde girişimlerde bulunmalıdır. 


659

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA