12 kampta 80 bin mülteci

Suriye’nin 7 yıldır yaşadığı savaş ortamında tüm saldırılara ve ekonomik ambargolara karşın tek istikrarlı alanı olan Rojava ve Kuzey Suriye’ye göçmen akışı sürüyor. Yoğun göç alan Rojava sınırlı imkanlarına rağmen mültecileri geri çevirmiyor ve ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyor. Başta BM ve uluslararası kuruluşlar Rojava’daki mültecilere gerekli desteği sunmuyor. Ancak Demokratik Özerk Yönetimi Kuzey Suriye’de 12 mülteci kampında sağlık, eğitim ve kültürel çalışmalar başta olmak üzere 24 saat hizmet veriyor.

13 Ocak 2018 Cumartesi | Dizi

HOGIR NECAR / ANHA


Suriye’de 7 yıldır devam eden savaşın ortasında güvenlikli bir alan haline gelmeyi başaran Kuzey Suriye ve Rojava maruz kaldığı  saldırılar ve ekonomik ambargoya rağmen bugün yüzbinlerce göçmeni ağırlıyor.

Suriye’de 2011 baharında başlayan savaştan dolayı yüzbinlerce kişi yerlerini terk ederek göç etmek zorunda kaldı. Rojava, Temmuz 2012’de başlayan devrimle birlikte en güvenlikli merkez haline gelirken, Suriye’nin iç kesimlerinden hızla göç almaya başladı.

Baas rejimi ve DAİŞ çetelerinin saldırılarından kaçan onbinlerce kişi, Kuzey Suriye’ye geçerek burada kurulan kamplara yerleşirken, Demokratik Özerk Yönetimi ve bağlı kurumlar, Kuzey Suriye üzerindeki ambargo nedeniyle kısıtlı imkanları doğrultusunda göçmenlere yardım ediyor.

Reqa nüfusunun neredeyse yarısı Kobanê Kantonu’na sığındı. Şam ve Dera gibi bölgelerden Cizîre Kantonu’na göç eden Suriyeli göçmen sayısı 70 bini buluyor. Rojava’ya en büyük göç akını 2012 yılı içerisinde yaşandı. Aynı yıl iç göçün de en fazla yaşandığı yıl oldu. Artan göçe karşı Rojava Demokratik Özerk Yönetimi, Kuzey Suriye’de birçok kamp kurdu. 


Hol Kampı

Demokratik Özerk Yönetimi Toplumsal İşler Konseyi’ne bağlı Göçzede İşleri Bürosu tarafından 9 Mart 2016 yılında açılan Hol Kampı, Suriye ve Irak sınırında bulunuyor. Kamp, Hesekê’nin 20 km doğusuna, Hol beldesinin ise 1 km güneyinde yer alıyor. Musul’dan göç eden vatandaşlara Güney Kürdistan hükümetinin kapıları kapatması üzerine Hol Kampı açılırken, Irak ve peşmerge güçleri, DAİŞ çetelerini Musul’dan çıkarmak için hamle başlattıkları zaman göç arttı. Aynı dönemde Suriye kentlerinden Baas rejiminin saldırısı, DAİŞ ve Cebhet El-Nusra çetelerinin gerçekleştirdiği katliamlardan kaçan vatandaşların sayısı çoğaldı. Mülteciler ülkenin en güvenli bölgeleri arasında bulunan Demokratik Özerk Yönetimi’nin bölgelerine yönlerini çevirdi.

Kampta, bin çadır ile 220 ev bulunuyor. Kampta, Irak’tan 3 bin 500, Suriye’den ise bin 500 kişi kalıyor.  

Demokratik Toplum Hareketi (TEV-DEM), kampta çalışmaların yürütülmesi ve yardımların dağıtılması için meclis ve komünler kurdu. Heyva Sor a Kurd ise mültecilerin sağlık sorunlarını çözmek amacıyla kampta bir sağlık merkezi açtı. Merkezde birçok ambulans görev yaparken, sağlık çalışanları da mültecilere hizmet sunuyor. 

Kampın gıda ihtiyacı da Rojava Yardım Örgütü tarafından karşılanıyor. Birleşmiş Milletlere bağlı NRD, IRC ve IRD örgütleri tarafından yürütülen çalışmalar, istenilen seviyede olmadığı için kampın gıda yükünü Rojava Yardım Örgütü üstlendi. 


El-Sed Kampı

Dêra Zor’da rejim güçleri ile DAİŞ arasındaki şiddetli çatışmalar sırasında abluka altında kalan siviller tahliye edilirken, DAİŞ çeteleri sivilleri canlı kalkan olarak kullandı. Bunun üzerine mülteciler yönlerini Cîzir bölgesine çevirerdi. Göç edenlerin sayısının artması nedeniyle Rojava Demokratik Özerk Yönetimi, Şedadê ilçesine bağlı Erîşa beldesinde El-Sed Kampı’nı kurdu.  

Hasekê’nin 30 km. güneyinde bulunan El-Sed Kampı, Demokratik Özerklik Yönetimi Toplumsal İşler Konseyi’ne bağlı Göçzede İşleri Bürosu tarafından Haziran 2017’de kuruldu. 200 çadırın açıldığı kampta kalanların sayısı ilk başta çoğu Reqa ve Dêra Zor’dan gelenlerle birlikte 50 bine ulaştı.  

Suriye Demokratik Güçleri’nin (QSD) bölgelerini özgürleştirmesi üzerine çok sayıda mülteci evlerine döndü.

Kamp yönetiminin verdiği bilgilere göre kampta şu anda çoğu Dêra Zorlu olmak üzere toplam 15 bin kişi kalıyor. Kampta Heyva Sor a Kurd, vatandaşların sağlık sorunlarını çözerken, Rojava Yardım Örgütü de kampın temel gıda ihtiyaçlarını karşılıyor. 

Demokratik Özerk Yönetimi ve bağlı örgütler, kamptaki sayının fazla olması nedeniyle uluslararası örgütlere çağrı yaparak mültecilere yardım etmelerini istiyor. Ancak çağrıya rağmen BM’ye bağlı kuruluşlardan bir ses çıkmazken, yapılan yardımlar da yeterli değil.


Ebû Xeşeb Kampı

Rejim güçleri ve DAİŞ çeteleri arasında yaşanan çatışmalar nedeniyle Ebû Xeşeb bölgesine göç eden yurttaşlar için Dêra Zor Sivil Meclis Ebû Xeşeb Kampı’nı açtı. 

14 Ekim 2017 yılında açılan Ebû Xeşeb Kampı, Dêra Zor’un 70 km kuzeyinde bulunuyor. Kampta 450 çadırın sayısı, kum fırtınası yüzünden 305’e düştü. Kampta Bûkemal, Meyadîn, Reqa ve Halep kentlerinden gelen çoğu kadın ve çocuklardan oluşan 320 aile bulunuyor. 

Kamp yönetimi, sayım yapmadıklarını ancak bin 500’ü aşkın kişinin kaldığını söyledi. Kamp yönetimi, uluslararası kuruluşların kendilerine yardım etmediğini belirterek, yaşam malzemeleri ve çadırlara ihtiyaçları olduğunu söylüyor. Mültecilerin sağlık sorunlarını giderme konusunda da Hêva Sor a Kurd acil sağlık sorunlarına müdahale ediyor.


El Keramê Kampı

5 Ekim 2016 tarihinde QSD tarafından Fırat’ın Gazabı hamlesinin başlatılmasının ardından DAİŞ çeteleri QSD’nin ilerleyişini engellemek için bölgedeki sivilleri kalkan olarak kullandı. QSD ise sivilleri kurtarmak için güvenlik koridorları açtı. Kurtarılan siviller için geçtiğimiz Mart ayında Haseke’nin güney batısında El Kerame beldesine 5 km uzaklıkta El Kerame Kampı açıldı. Kampta kalan yaklaşık 10 bin mültecinin barınma, gıda ve eğitim hizmeti Rojava Yardımlaşma Örgütü tarafından karşılanıyor.


Roj Kampı

Suriye’nin diğer bölgeleri gibi Kuzey Suriye kent ve kasabaları da DAİŞ, Ehrar El Şam ve Cebhet El Nusra gibi örgütlerin saldırılarına maruz kaldı. Çete gruplarının Til Hemis ve Til Berak’a saldırıları sonucu binlerce kişi göç etmek zorunda kaldı. 

Demokratik Özerk Yönetimi söz konusu işgal edilen alanlar özgürleştirilinceye dek yurttaşların korunması ve barınması için 25 Şubat 2015 tarihinde Dêrik bölgesinde Roj Kampı’nı kurdu. Til Hemis ve Til Berak’ın YPG/YPJ tarafından özgürleştirilmesinin ardından yurttaşlar geri dönerken, geçici olarak kurulan kamp, Suriye’nin çeşitli kentlerinden ve Musul’dan gelen binlerce mülteci için genişletildi.

Roj Kampı, Zehıriye köyü yolu üzerinde ve Dêrik kentine 3 km uzaklıkta bulunuyor. Toplumsal İşler Konseyi tarafından yönetilen ve 500 çadır kurulan kampa şimdiye kadar 240 Musullu aile yerleşti. Musul’un kurtarılmasının ardından 221 aile ülkelerine geri döndü.

Küçük olan Roj Kamp’ında su ve elektrik ihtiyaçları Demokratik Özerk Yönetim kurumları tarafından karşılanıyor.

Kampta Heyva Sor a Kurd ve IRC tarafından kurulan iki sağlık merkezi bulunurken, Çocuk Koruma Örgütü, NRC, IRD, IRC ve BM Komiserliği de yardım sunuyor.  

Rojava Özgür Kadın Vakfı kampta kadınlar için el işleri eğitim devreleri ve sağlık seminerleri, ayrıca Heyva Sor a Kurd ile koordineli olarak da hemşirelik eğitim devresi de açtı. Kampta kalan Iraklılar için Irak eğitim materyallerinin okutulduğu bir okul da bulunuyor.


Newroz Kampı

Newroz Kampı Mayıs 2014’te Dêrik kırsalındaki Hekemiye bölgesinde Özerk Yönetim ve Heyva Sor a Kurd tarafından Humus, Halep ve Dêra Zor’dan gelen mülteciler için kuruldu. Kamp, açılışından 2017 yılına kadar 125 bin mülteciyi karşıladı. Sadece geçen yıl Humus ve Dêra Zor’dan gelen 50 bin insanı barındırdı. 3 Ağustos 2014’te yaşanan Şengal katliamından sonra, kampın yeri Dêrik’in Eyn Diwar beldesinde Şehit Xebat Dêrik Şehitliği yoluna taşındı.

200 çadırın kurulduğu kampta çoğu Şengalli bin mülteci ve Halep ile Humus’tan da 15 aile kalıyor.

Diğer kamplara göre durumu daha iyi olan bu kampa Demokratik Özerk Yönetim ile bazı yardım kuruluşları su ve elektrik sağlarken, Êzîdî Kurucu Meclisi tarafından kurulan Sağlık Merkezi ile Heyva Sor a Kurd sağlık hizmeti sunuluyor.

Kampta kültür sanat kurumu, sağlık merkezi, okul, terzihane, Êzîdî Kurucu Meclisi Merkezi, Halk Evi, Kadın Vakfı Eğitim Merkezi, Êzîdî Kadın Meclisi, Êzîdî Gençlik Merkezi kuruldu. 

Êzîdî Kurucu Meclisi’nin kurulmasının ardından kampta 32 komün oluşturan mülteciler, günlük yaşamlarını bu komünler üzerinden örgütledi. Kampta açılan okulda ise 20 öğretmen 300’den fazla öğrenciye ders veriyor.


* * *

Suriye krizinin başlarından itibaren çemberde olan Efrîn bölgesinde, Demokratik Özerk Yönetim Şex İsa, Um Hoş, Til  Rifat, Mare, Ezaz, Halep, İdlib, Humus ve diğer bölgelerden gelen göçmenlere kapılarını kapatmadı. DAİŞ ve Cerbalus, Bab, Ezaz, Çobanbey’i işgal eden Türk ordusundan kaçan yurttaşlar, Efrİn bölgesindeki Rubar ve Şehba kamplarına sığındı.


Rubar

Rubar Kampı 27 Eylül 2014’te Demokratik Özerk Yönetimi Toplumsal İşler Konseyi tarafından Şerawa ilçesinin Basile köyü yakınlarında kuruldu. 530 çadırın bulunduğu kamp, 353 aileyi, yani 1793 göçzedeyi karşıladı. Til Rifet ve Şex İsa’nın özgürleştirilmesinin ardından 100 aile kamptan çıkarak evlerine geri döndü.


Şehba

Şehba Kampı 14 Temmuz 2016’da Demokratik Özerk Yönetim Toplumsal İşler Konseyi tarafından kuruldu. 310 çadırın bulunduğu kamp bin 263 mülteciyi barındırıyor. Göçzedelerin çoğunluğunu İdlib, Humus, Halep ve İdlib’den Suriye rejim güçleri ve Türk ordusu komutası altındaki çetelerden dolayı göç etmek zorunda kalanlar oluşturuyordu.

Efrîn bölgesindeki her iki kampa sunulan yardımlar, Suriye krizinin başından beri farklı çete grupları ve Türk devleti tarafından kuşatılmış olmasına rağmen tamamen Efrîn Demokratik Özerk Yönetimi tarafından temin edildi. 

Her iki kampta da uluslararası kuruluşların özellikle de sağlık alanında, sessizliği nedeniyle kampta salgın hastalıklar baş gösterdi. Şehba Kampı’nda Heyva Sor a Kurd ile AVC örgütünün sağlık merkezleri bulunurken, Heyva Sor a Kurd Rubar Kampı’nda da sağlık hizmeti sunuyor.

Demokratik Özerk Yönetim, Rubar Kampı’nda açtığı ilk okulda, 547 öğrencinin ve Şehba Kampı’nda da üç sınıflı bir okulda 247 öğrencinin demokratik toplum eğitim materyalleri ile Arapça eğitim görmesini sağladı.

Her iki kamp yetkilileri de yetişkinler için eğitim merkezinin açılması için hazırlık içinde olduklarının belirtti.


Eyn Îsa

QSD’nin Fırat’ın Gazabı hamlesini başlatmasının ardından, DAİŞ’in kalkan olarak kullandığı binlerce yurttaş QSD denetimindeki özgürleştirilmiş alanlara göç etti.

Reqa Sivil Meclisi, Fırat Bölgesi Gıre Spi Kantonuna bağlı Eyn İsa ilçesinde iki kamp kurdu. İlk kamp, Ekim 2016’da Reqalı vatandaşlar için, ikinci kamp ise Dêra Zor, Bukemal, Meyadin, Zorşemer, Dışişe’den, Halep, Humus, Hama kırsalından ve Musul’dan gelenler için kuruldu. Reqa ve Dêra Zor köylerinin özgürleştirilmesinin ardından mültecilerin çoğu topraklarına geri döndü. Şimdi her iki kampta bulunan toplam 2318 çadırda 18 bin göçmen kalıyor.

Her iki kampta da Heyva Sor a Kurd ile Sınır Tanımayan Doktorlar’ın sağlık merkezleri bulunuyor. Her iki kampa yapılan yardım, Kuzey Suriye’deki diğer kamplara yapılan yardımlardan daha fazla. Ayrıca Reqa Sivil Meclisi, Consern, UNICEF, El Bir El İhsan, Sara örgütü, Fırat örgütü ve ERD de düzenli olarak gıda yardımında bulunuyor.

Mültecilerin talebi üzerine Eyn İsa Kamp yönetimi insanların kamp içinde alışveriş yaparak ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri dükkanlar açmasına müsaade etti. Kampta yaklaşık 20 dükkan açıldı. 

Kamptaki mülteciler, Reqa Sivil Meclisi yardımlarıyla kampta bir okul açtı. Okulda yaklaşık 500 öğrenciye kamptaki gönüllü öğretmenler tarafından ders veriliyor.


Reqa

Reqa ve Hama, Humus, Halep, Meskene, Dêra Zor’dan gelen göç dalgası üzerine, Reqa kentinin 30 km batısındaki El Reşid köyünde 18 Haziran 2017’de El Reşid Kampı açıldı. Ardından bu kampa bağlı, çevre köylere dağılmış 6 kamp daha kuruldu.

El Reşid Kampı’nda 75 aile kalıyor ve Reqa Sivil Meclisi her aileye bir çadır temin etti. Diğer 6 kampta kalanlar ise kendileri için ev yaptı. Bu kamplarda kalan aile sayısı ise şöyle: El Reşid Kampı’nda 155 aile, Ebu Kebra Kampı’nda 75 aile, El Fetih Kampı’nda 300 aile, El Ecac Kampı’nda 135 aile, El Rafiqe Kampı’nda 105 aile, Wadi El Fed Kampı’nda 65 aile. Reqa Sivil Meclisi’ne göre bu kamplarda kalanların sayısı 7 bin civarında.

Bu kampların hepsi de sağlık ve gıda yardımlarından yoksun. Sadece Reqa Sivil Meclisi söz konusu kamplarda kalan yardım sunsa da yetersiz kalıyor. Ayrıca sınır Tanımayan Doktorlar da her Perşembe günü kampları ziyaret ederek sağlık yardımında bulunuyor. Mülteciler özellikle çocuklar için süt gibi temel gıda maddelerinin ihtiyaçlarının karşılanmasını istiyor.

Kamplarda kalan göçzedeler Reqa Sivil Meclisi ile koordineli olarak, kamplardaki çocukların eğitimi için köylerde okullar açtı.


Tebqa

Tebqa kent çevresinin özgürleştirilmesinin ardından kent kırsalına, Reqa ve Halep, Hama ve Humus’tan göç dalgaları başladı. 1 Mayıs 2017’de Tebqa’nın 20 km batısında bulunan El Tiwehine köyü yakınlarında Reqa Sivil Meclisi tarafından El Tiwehine Kampı açıldı. Kampta 6 binden fazla mülteci kalıyor.

Kamplarda sağlık merkezi yok ve mülteciler acil ve ağır durumlarda Kobanê, Minbic ve Tebqa gibi büyük kentlere gitmek zorunda kalıyor.

Birçok örgüt kampta kalan çocuklar için okul açma sözü vermiş olmasına rağmen, kampta hala okul yok.


Minbic Kampı

Minbic’in özgürleştirilmesinin ardından Minbic Sivil Meclisi, bölgede artan göçmen sayısı nedeniyle, 11 Kasım’da kentin güneyinde yer alan El Qerha köyünde bir kamp açmak istedi. Ancak bu proje imkan kısıtlılığı nedeniyle gerçekleştirilemedi. El Xefse, Bab, Reqa, Meskene ve Cerablus’tan gelen 18 binden fazla göçzede, Minbic’e bağlı Osecli, El Kawikli ve El Seyade köylerine yerleştirildi. Bu üç köy dışında da binlerce göçzede özgürleştirilen Minbic’in köylerine dağılmış durumda.



257

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA