ÖCALAN for FREEDOM

Eray LAWEAGIR

11 Kasım 2017 Cumartesi | Forum

V for Vendetta filmini izleyenlerin unutmadıklarını bir sahne vardır! 

Onlarca kurşunla öldürülemeyen maskeli kahraman V neden ölmediği sorulduğunda, “Çünkü bu maskenin arkasında bir fikir var ve fikirlere kurşun işlemez der!"

Son zamanlarda Alman devletinin Sayın Öcalan'ın resimlerine olan tahammülsüzlüğü bana sık sık bu sahneyi hatırlatıyor!

Birbirlerine karşıt gibi görünen bütün yapıların ortak rahatsızlığı hatta, bu güçlerin kolluk kuvvetlerinin uygulamalarına bakılırsa, hepsinin ortak korkulu rüyaları Sayın Abdullah Öcalan'nın sureti! 

Hatırlayalım DAİŞ Kobanê’ye saldırdığında işgal ettiği yerleşim yerlerindeki Öcalan posterlerine yaptıkları saldırıları propaganda amaçlı internette kendi taraftarlarınca yayınlanıyordu! İşgal edilen yerlerden çok, duvarlardan indirilebilen Öcalan resimleri onlar için başarı simgesiydi! 

Almanya devleti uzun zamandır, Sayın Öcalan'ın resimlerine ve YPG/YPJ bayraklarına koyduğu yasağı daha da derinleştirip vahşi bir saldırganlık derecesine yükseltti! Düsseldorf mitingindeki saldırının ardından son olarak Hannover şehrinde üzerinde Öcalan resmi olan tişörtleri giyen çocuk ve yaşlı Kürtlere dahi faşizmin en kudurgan yüzüyle saldırmaları gelinen son nokta! 

İran'dan da bazı kontrol noktalarında cep telefonlarında Sayın Öcalan'ın resmi olan Kürtleri gözaltına alıp tehdit edildikleri haberleri geliyor!

Türkiye'nin Sayın Öcalan'ın tutulduğu İmralı tek kişilik ada cezaevinden dışarıya ufacık bir yaşam belirtisinin dahi çıkmaması için gösterdiği insanlık dışı çabayı anlatmaya gerek yok sanırım! 

Bu listeyi daha da uzatmak mümkün, yukarıda da sıraladığımız gibi birbirlerine zıt gibi görünen ama ortak rahatsızlıkları Sayın Öcalan olan daha birçok devlet, örgüt ve grup sayabiliriz! Ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar artık saklayamadıkları, yokmuş gibi yapamadıkları, bastıramadıkları ortak nefretleri ve korkuları Sayın Öcalan sûreti! 

Sayın Öcalan’ın sureti karşısındaki bu çıldırmışlık halleri, onların ortak bir sırrını ifşa etmeye başlıyor! Kimisinin yüzyıllardır gizlemeye çalıştığı, kimisinin son yüzyılın en vahşi örneğini yaşattığı, kimisininse bu özelliğiyle övünmekle yerinmek arasında gidip geldikleri yegane sırlarını açık ediyor Sayın Öcalan! 

Bu ortak sır, bu güçlerin hepsinin genlerine kodlanmış olan FAŞİZM!

Öcalan resminden duyulan ortak korku, nefret ve telaş hali ile birlikte, bu ortak sır;  yorganının altına saklanmak için çırpındıkça her yerinden görünmeye başlayan devasa, hastalıklı, iğrenç bir cüsse gibi ortalığa saçılıyor! 

Ortadoğu halklarının,  iradeleri ve önderleri olarak kabul ettiği, özgürlük umuduyla faşizmin her türlüsüne karşı savaşımda bayrak yapıp dalgalandırdıkları Sayın Öcalan'ın resmi artık siyasal bir önderin resmi olmaktan çıkıp bir özgürlük fikri ve umudu olarak dalgalandırılmaya başlanmıştır! 

Sayın Öcalan'ın resmi karşısında, genlerindeki faşizmin, bastırılamaz ağırlığını her geçen gün dahada yakıcı bir şekilde hisseden bu güçler artık halkların özgürlük umudu fikrine açıktan ve vahşice saldırmaktan geri durmuyorlar! 

Apê Musa Türk faşizmini anlatırken şöyle demişti: Ve cellat uyandı yatağında bir gece, tanrım dedi, bu ne zor bir bilmece, öldükçe çoğalıyor adamlar, bense tükenmekteyim öldürdükçe! 

Öcalan resmine saldıran günümüz faşizmi de aynı şekilde uyanıyor yatağında geceleri ‘Tanrııım’ diyorlar ‘Bu ne zor bir bilmece, biz saldırdıkça çoğalıyor resimler ve direniyor ardındaki fikirler, bizse tükenmekteyiz saldırdıkça!’ 

Almanya devleti Sayın Öcalan'ın resimlerinin yasaklanması ile ilgili bir soru önergesine verdiği cevapta gayri ihtiyari bir şekilde Öcalan resminin insanlarda heyecan yarattığını söyleyivermişti! 

Özgürlük umudu ve onun  insanlara verdiği heyecan faşizmi korkutuyor, çünkü faşizm köleleştirmeye çalıştığı kalabalıkların bir umuda ihtiyacı olduklarını biliyor ve bu umuda karşı hep birlikte şavaş açmış durumdalar!

Filmin son sahnesinde Evey adlı genç kadın bomba yüklü treni faşizmin kalbine göndermeye hazırlanırken, bir taraftan V’nin maskelerden takmış binlerce insan sokaklara dökülmüş kendilerine silah doğrultmuş faşizmin askerlerinin üzerine yürümektedirler ve Evey kendisine bunu neden yaptığını soran polis şefine: ‘Belki de bu ülkenin insanlarının bir umuda ihtiyacı vardır’ der! 

Uluslararası hukuk uzmanı sevgili dostumuz Sayın Prof. Norman Paech, Öcalan'ın özgürlüğü için bu bir ütopya mıdır diye soruyor ve bu ütopya için mücadele etmeye değer diyor!

İnsanlığın ihtiyacı olan bu umut için mücadele etmeye değer!



301

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA