AMED’İN HAFIZASI ‘Gavur Mahallesi’

Ahmet Ölker, bir kuyumcu titizliğiyle 15 yıldır Gavur Mahallesi’nin fotoğraflarını topluyor. 47 bin fotoğrafla kocaman bir arşiv oluşturmuş durumda. 100 yıl kadar öncesinden başlayan eski fotoğraflar ile Amed’in hafızasına ulaşan Ölker, ‘’Bir fotoğrafı paylaşırken hem geçmişe ışık tutmak hem de nostaljik bir duygu bırakmaktan başka bir amaç edinmedik’’ diyor.

10 Kasım 2017 Cuma | Kültür-Sanat

Dîlan KARACADAĞ


Mezopotamya’nın arkeolojik zenginliğinin, tarihi eserlerle birleşip adeta bir kültür şehrine dönüştüğü Kürdistan’ın başkenti Amed, son iki yılda yoğun çatışmalara sahne oldu. Sur’da direniş tarihe damgasını vurdu. Devletin saldırısı sırasında Dört Ayaklı Minare, Kurşunlu Cami, Surp Giragos Kilisesi gibi tarihi yapılar da kültürel soykırıma maruz kaldı. 



Bugün o mahallelerden geriye bir enkaz yığını kaldı. Şehrin yarısı  haritadan silinmiş durumda. Yaklaşık 400 bin kişilik nüfus göçüyle beraber kültürel değerler de göçertilip asimilasyona uğratıldı. Şu an kentsel dönüşüm adı altında hiçbir tarihi ve kültürel değeri olmayan evler inşaa edip suni mahalleler yaratılmaya çalışılıyor. Savaşın sıçramadığı diğer mahallelerden zorla göçertilip şehrin öte kıyısındaki TOKİ’lerde yabancılaştırmalar da cabası. 

Tüm bunlar olup biterken birden çok eski zamanlardan kalma bir mahallenin ruhu gezinmeye başladı sosyal medya platformlarında.

Gavur Mahallesi…

Amed’de yakılıp yıkılan kültürel değerlerin ve tarihin yok edilmeye çalışılması karşısında bir refleks gibi ortaya çıkan fotoğraf arşiv sitesi ”Gavur Mahallesi” kısa sürede çok ilgi görmeye başladı.

Ahmet Ölker, bir kuyumcu titizliğiyle 15 yıldır Gavur Mahallesi’nin fotoğraflarını topluyor. 47 bin fotoğrafla kocaman bir arşiv oluşturmuş durumda. 100 yıl kadar öncesinden başlayan eski fotoğraflar ile Amed’in hafızasına ulşmış durumda. 

15 yıl önce hobi olarak başlayıp gittikçe artan bir merakla arşivciliğe dönüştüğünü söyleyen Ahmet Ölker, 47 bin fotoğraf biriktirmiş. Yüzde 40’ının kişisel aile arşivinden oluştuğunu belirten Ölker, şimdiye dek yaklaşık 750 fotoğrafı Instagram, Facebook, Twitter ve Tumblr gibi sosyal medya siteleri üzerinden paylaştı. 



Amacının bu kültürel ve tarihi kentin belleğini diri tutmak, görsel hafızasının silinmesine izin vermemek olduğunu söylüyor: ”Evler, sokaklar hatta mahalleler yerle bir edilse de fotoğraflar bir direnç çiçeği gibi ilk günkü filizlenmesinde taptaze kalacaktır. Çünkü fotoğraf bellektir yani senin geçmişindir…”



Emekle biriktirilmiş fotoğraflar

Ölker, büyük bir emek ve caba ile fotoğrafları biriktirmiş. Fotoğraflara ulaşmak için gitmediği mekan, yer kalmamış adeta. Gezgin fotoğrafçılardan, üniversite arşivlerinden, bir dönem Amed’de Amerika ve İngilizlere ait yabancı petrol şirketlerinde çalışan kişilere kadar ulaşıp fotoğrafları almış. 

60 yıl önce kente gelen Amerikalılara nasıl ulaştığını ise şöyle anlatıyor: ”1960’lı yıllarda Amed’de kurulan Pirinçlik NATO Üssü’nde çalışan ve çoğunun hayatta olmayan yakınlarının yakınlarının kendi aralarındaki iletişim halinde olduğu bir forum sayfasına ulaştım. Kendimi ve derdimi anlattıktan sonra, başlarda çok önemsenmesem de sonradan hayli ilgi odağı oldum forumda. Uzun bir uğraştan sonra Amed’de kaldıkları dönemde çektikleri fotoğraf ve videoları istedim. Ve sonra art arda gelen mailler karşısında şok olmuştum. Adeta ‘Küçük Amerika’yı‘ Pirinçlik Köyü’ne taşımışlardı. Tezek kokuları arasında, köylülerle iç içe bir Amerika. Ve tabi ki şehirde çekilen onca fotoğraf ve video. 60’lı ve 70’li yılların rengarenk Diyarbakır’ı. Üsse ait profesyonel makinalarla çekilen renkli fotoğraf ve video görüntüleri.



Forumda tanıştığım, hala iletişimde olduğum ve şu an Teksas Allen şehrinde yaşayan 82 yaşındaki Teknisyen Howard Magreb’in şu sözleri ruhumu okşamak da: Yaklaşık 60 yıl sonra Diyarbakır’da birinin bizi hatırlaması bizi o kadar sevindirdi ki, buluşmalarımızda seni konuşur olduk ve sayende Diyarbakır’da yaşadığımız onca güzel anıyı tekrar yad etme fırsatı bulduk.”


Neden Gavur Mahallesi?

Amed’in en eski mahallelerinden olan Suriçi’ndeki  Xançepek’in (Hançepek) eski adıdır ”Gavur Mahallesi”



Bir dönem çoğunluğunu Ermeni, Süryani ve Yahudilerin oluşturduğu Xançepek mahallesine halk arasında Gavur Mahallesi denilmekteydi. Gavur Mahallesi’nde doğup çocukluğu orada geçen yazar Mıgırdiç Margosyan’ın çocukluk hikayeleriyle bezeli kitabının da ismidir. 



  Aşağılama maksadıyla kullanılan bu kelimeye atfen ironik olsun diye siteye bu ismin verilmesi bir süre sonra tepkilere neden oldu. Kendisi de o mahallede doğup çocukluğu orada geçen Ahmet Ölker, ”Aslında ‘gavur’ sıfatını kullanmamızın sebebi de ironi yapmak, bir utancı dile getirmektir. Sadece bir kentin belleğini diri tutmaya çalışıyoruz. Yazılı, görsel, işitsel kaynaklar veya bir tarihi yapıt yahut bir toplumun yaşlı insanlarının anlattığı hikayeler… Bunların tamamı bir kentin belleğini oluşturan faktörlerdir. Bir fotoğrafı paylaşırken hem geçmişe ışık tutmak hem de nostaljik bir duygu bırakmaktan başka bir amaç edinmedik. Bugüne kadar yüzde 80’ini kimsenin görmediği fotoğrafları paylaşıyoruz, çünkü bu arşivin tüm topluma ait olduğu bilincindeyiz” diyor.


630

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA