Hamburger: Almanya ikiyüzlü

“Türk ve Alman istihbaratları Almanya’daki Kürtlere karşı beraber çalışıyorlar. Kürtlere karşı sürdürülen savaş, NATO’nun diğer üyeleri tarafından on yıllardır tolere edilen ve desteklenen kara bir lekedir.“

12 Ağustos 2017 Cumartesi | Haber


FEHMİ KATAR / BERLİN


Alman hükümetini Türkiye ve Kürtlerle ilgili „iki yüzlü“ bir politika yürütmekle eleştiren ve sert tepki gösteren Prof. Dr. Franz Hamburger, „Alman hükümeti oportünist bir biçimde Türk hükümetine karşı bir şey yapmayacak, çünkü Ortadoğu’daki çıkarlarını en iyi şu anki hükümet ile gerçekleştirebilir“ dedi. 

Azınlıklar ve göçmenler üzerine çalışmaları bulunan Prof. Dr. Franz Hamburger, Almanya-Türkiye arasında yaşanan gerginlik ve Almanya’nın Kürt politikası üzerine Yeni Özgür Politika gazetesine konuştu. Merkel hükümetinin Türkiye politikası kadar Kürtlere yaklaşımını da eleştiren Hamburger, „Türk ve Alman istihbaratları Almanya’daki Kürtlere karşı beraber çalışıyorlar“ dedi. „Kürtlere karşı sürdürülen savaş, NATO’nun diğer üyeleri tarafından on yılardır tolere edilen ve desteklenen kara bir lekedir“ diyen Hamburger şöyle devam etti: „Almanya’da PKK’yi de yasadışı kabul eden, devletçi terörizm tanımı kabul edilmiştir. Türk ve Alman istihbarat örgütleri, Almanya’daki Kürtlere karşı da olmak üzere, birlikte çok iyi uyum içinde çalışıyorlar.“


‘Modern diktatörlük’ kuruluyor

Türkiye’deki karşıtlığın yarattığı gerginliğe dikkat çeken Hamburger, „Türkiye’nin Avrupa Birliği içinde entegre edilmesi sözü yıllarca, özelikle Türkiye’deki modern ve üst sınıflar tarafından savunulan ana amaç oldu. Aynı zamanda, Türkiye’ye karşı ideolojik politikadan dolayı, üyelik sözü sürekli olarak reddedildi. Avrupa Birliği’nin ekonomik yardımları ile bu çelişki sürekli olarak uzatılabildi. Özelikle Avrupa’nın Hıristiyan partileri bir taraftan Türkiye’ye karşı sert tepkilerini dile getirirken diğer taraftan Türkiye’nin NATO’daki anti-komünist ve anti-Rusya gerginliğindeki rolü nedeniyle de üyeliğini desteklediler“ dedi. Türkiye’deki darbe girişimin „Kısmi modernleşmiş, kısmi modernleşme isteğine karşı verilen tepki“ olduğunu kaydeden Hamburger, şimdi ise „Türkiye’de sermayeyi arkasına alan modern bir diktatörlüğün kurulması için, ulusal hastalıklar, milliyetçilik araç olarak kullanılıyor“ dedi. 


Ticaret, insan haklarının önünde

Diktatörleşen Türkiye karşısında Almanya hükümetinin ne yapması gerektiği konusunda fikir yürütme gereği duymadığını ifade eden Hamburger, Merkel hükümetini ikiyüzlü davrandığını belirtti. Prof. Dr. Hamburger şöyle konuştu: „Çünkü bu hükümet, sistemin önemli ekonomilerinin işlediği bütün suçlara karşı ikiyüzlü davranıyor. İnsan hakları ve özgürlüklere saygı çağrısı yaptıkları ülkelere, kendi endüstrisine yararı olduğu sürece bolca silah satarak iki yüzlü davranıyor. Alman hükümeti oportünist bir biçimde Türk hükümetine karşı da hiçbir şey yapmayacak, çünkü Almanya Ortadoğu’daki çıkarlarını en iyi şu anki hükümet ile gerçekleştirebilir. Mültecileri kendilerinden ve Almanya’da yaşayanların çoğunluğundan -ki buna Almanya’da yaşan Türkiyelileri de katıyorum- uzak tutacak her planı, hatta  en sapkın olanı bile isteyecek, (sadece tolere etmeyecek) bizzat finanse edecektir.“ 


Diktatörlüklere ihtiyaç duyuyorlar

Hamburger, „Finans kapitalin ihtiyacı diktatörler“ diyerek değerlendirmelerine şöyle sürdürdü: „Bu özel konstelasyona  ayrıca, demokrasi ve sosyal devlet kazanımlarını kademeli olarak ortadan kaldıran neoliberal ekonomik ve sosyal düzen dinamiği eklemleniyor. Aç gözlü para ekonomisi kendisini en iyi, milliyetçi ve ırkçı siyaset yapan ama aynı zamanda finans kapitalin gelişmesine global bir alan açan diktatörlük yapılarında kendini gerçekleştirebilir. Önek verecek olursak; Polonya, Almanya, Fransa, Ukrayna, Türkiye ve ABD birbirinden çok uzak değiler.“


‘İç siyasete etkisi yok’

Türkiye-Almanya arasında yaşanan gerginliğin 24 Eylül’de gerçekleşen seçime yönelik bir yatırım olup olmadığı sorusuna ise Prof. Dr. Hamburg, Ekonomist Thomas Piketty’nin, „21. Yüzyılda Kapital“ isimli kitabını hatırlatarak şu cevabı verdi: „Piketty’nin kitabında dile getirilen öngörüler giderek gerçekleşiyor. Emeklilik, sağlık, eğitim gibi asgari refah istemleri giderek demokratik özgürlükler mücadelesinin tartışmalarının merkezine oturdu. Bundan dolayı bu konular seçimlerde hiçbir rol oynamıyor, seçimlerde daha çok dikkatin bu önemli konulardan uzaklaştırılması var.“ 


Prof. Dr. Franz Hamburger 

Prof. Dr. Franz Hamburger, 1978’den 2011 yılına kadar Mainz’da Johannes-Gutenberg Üniversitesi’nin Sosyal Pedagoji odaklı eğitim bilimlerinde öğretim görevlisi olarak çalıştı. 2011 yılından emekliye ayrılan Hambuger’in sosyal pedagoji, azınlıklar ve göçmenler, tarih gibi konularda çalışmaları bulunuyor.


1949

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA