Fransa’da çatı örgütlülüğüne doğru

Fransa’da yaşayan kadınlar, kadın örgütlerini bünyesinde toplayacak bir çatı örgütü kurmak için yarın Paris’te bir araya gelecek. Zozan Serhat, örgütlü iradenin ortaya çıkarılması için tüm kadınları kongreyi sahiplenmeye çağırdı.

16 Haziran 2017 Cuma | Kadın

SELMA AKKAYA / PARİS 


Fransa çapında çalışma yürüten Kürt Kadın Hareketi bünyesindeki kadın dernekleri, komün ve komiteleri, 17 Haziran günü Paris'te yapacakları kongreyle çatı örgütlerini oluşturmak için bir araya gelecek. Çatı örgütünün ilk kongresinin çalışmalarını yürüten Fransa Kürt Kadın Hareketi üyesi Zozan Serhat ile kongre hazırlık süreci, Kürt Kadın Hareketi'nin örgütlenmede aldığı yol ve zorlanan noktalar üzerine söyleştik. 

Kongreye Fransa çapında bir katılımın olacağını ifade eden Serhat sözlerine şöyle devam etti: "Kürt Kadın Hareketi’nin Fransa'da 5 meclisi 32 komünü ve 9 kadın derneği bulunuyor. Bütün bunların bileşiminden oluşacak bir çatı örgütü hazırlığımız var. Cumartesi günü yapılacak kongrede de tüm bu çalışma alanlarından delegeler hazır bulunacak."

Kadın hareketi bir güçtür

"Kürt Kadın Örgütü neden bir çatı örgütüne ihtiyaç duydu; öncelikle her alanda var olan kadın çalışmaları arasında bir koordinasyon oluşturma, ortak planlamalar etrafında hareket etme, bizim dışımızda var olan kadın örgütleri ve siyasi güçler karşısında daha kurumsal olarak hareket etme ihtiyacından doğan bir kurumsallaşmaya gidiliyor" diyen Serhat, Fransa'da var olan bütün Kürt kurumlarda da kadının temsiliyetinin olduğunu ifade etti. Bu kadınların da çatı örgütünde ifadesini bulacağını belirten Serhat, çatı örgütünün resmi bir yapılanma ihtiyacından doğduğunu ve bunun aynı zamanda Kürt Kadın Hareketinin bir güç olduğunun kurumsal, yasal ifadesi olacağını vurguladı. 

Üç kadının anısına

Serhat, özgün kadın örgütlenmesi yoluyla hem cins bilincine ulaşmak hem de kadın mücadelesini iyi bir seviyeye taşımak açısından bütün kadınlara ulaşmanın önemine değinerek, şunları dile getirdi: "Üç arkadaşımızın; heval Sara, Rojbîn ve Leyla’nın (Sakine Cansız, Fidan Doğan, Leyla Şaylemez) katledildiği Paris'te böylesi bir kongre gerçekleştirmek bizim açımızdan manevi bir anlam ifade ediyor. Bu aynı zamanda örgütsel bir ihtiyaç.

Serhat, Kürt kadınlarının yapacağı kongrenin aynı zamanda katliamcı güçlere yanıt anlamını taşıdığının da altını çizdi. 

‘Erkek iktidarına karşı sistematik bir savaş yürüttük’

Bugüne kadar yürütülen çalışmaları ve zorlukları değerlendiren Serhat, "30 yıldır Fransa'da Kürt mücadelesinin kurumları mevcut. Kadınlar tüm çalışmalarda aktif olarak yer aldı. Öncülüğünü yaptı. Öz örgütlülük konusunda ise üç yıllık bir geçmişe sahibiz. Bu çalışma öncelikle kadının öz örgütlenmesini yaratması, kadın bilincini ve toplumsal bilinci geliştirmesi açısından önemli bir mücadele alanı oldu. Fakat zorlandığımız temel noktalar da vardı. Toplumumuz Avrupa'da yaşıyor olabilir ama halen toplumsal olarak erkek egemen sistemin tüm nüveleri var. Kadının öncü ve irade olması hep sorun oldu. Erkeğe göre kadın irade olamaz, yapacağı iş sınırlıdır, yeri bellidir. Hep yedekte, yardımcı pozisyonda görülüyor. Kaba biçimde yapılmasa da inceltilmiş bir ötekileştirme var. Bu da erkeğin kurnazca kadını geride bırakma isteği ve inisiyatifi paylaşmak istememesidir. Kadın öne çıkarsa, toplum benimser, ilerler. En başta bu istenmiyor. Özetle erkek iktidarından vazgeçmiyor. Bu zorluklara karşı hem toplumda hem de kurumsal yapılar içerisinde sistematik bir savaş yürüttük, yürütmeye de devam ediyoruz. Şu anda toplumsal sorunların çözümünde kadın daha etkili durumda. Meclis ve komisyonlarda kadının varlığı bir ihtiyaç olarak görülmeye başlandı. Örgütlü ve irade olarak gittiğinde toplumda büyük bir kabul görüyorsun. Siyasetten ekonomiye, çözümden barışa kadının rolü daha da ortaya çıkıyor“ diye konuştu. 

30 yıllık emeğe sahip çıkalım

Serhat, Kürdistan’da açığa çıkan öz yönetim iradesini Avrupa’da da ortaya çıkarmaya çalıştıklarını belirterek, Fransa'da yaşayan bütün kadınlara kongreye katılmaya çağırdı. Serhat şunları kaydetti: "Kadınlar kendi iradeleriyle tartışacak, ortak kararlar ve kendi yönetimini seçecek.  30 yıllık emek var. Sara'nın, Rojbîn'in, Ronahî'nin bize bıraktığı bir miras var. Her kadının bir örgütü olmalı. Katılımda bunu esas almalı kadınlar. Zorluklarımız büyük ama biz mücadele etmeye devam edeceğiz. Örgütlü iradenin ortaya çıkarılması için tüm kadınları kongreyi sahiplenmeye çağırıyorum."


667

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA