Zulüm varken rahat olamayız

Berlin’deki Mezopotamya Camisi vesilesiyle Ramazan ayında bir araya gelen hayırsever Kürdistanlıların gündeminde Türk devletinin zulmü altındaki Kürt kentleri var.

15 Haziran 2017 Perşembe | Toplum-Yaşam

HIDIR ATEŞ / BERLİN

 

Ramazan ayı vesilesiyle Civaka Îslamîya Kurdistan’a (CÎK) bağlı camilerde icra edilen çalışmalarda üst boyutta bir dayanışma ve kardeşlik duygusu yaşanıyor. Yoksulun halini anlamak ve onlarla empati kurmak için farz kılınan Ramazan ayı ve oruç; Kürt halkı açısından tarihsel bir sürece tanıklık ediyor. 

Berlin Mezopotamya Camisi Ramazan ayında tam da bu manada bir faaliyet yürütüyor. Bir taraftan örgütlü ve koordineli bir programla inançsal, sosyal ve kültürel çalışmalar sürdürülürken; diğer yandan satın alınan arsa üzerinde yapılacak İnanç ve Kültür Merkezi’nin inşa heyecanı yaşanıyor. İftar yemeği öncesi Mezopotamya Camisi Derneği Başkanı Zülküf Delikaya, İmam Davut Övseme, Kadın Komisyonu üyesi Aysel Bingöl ve CÎK üyesi Mele Mehmet Çağlı ile komisyonlar düzeyinde sürdürülen bu çalışmalar hakkında konuşuyoruz.

Rojavalılar ağırlıkta


Cami Derneği Başkanı Zülküf Delikaya Ramazan ayının İslam alemi ve Kürt halkına kutlu olmasını dileyerek şöyle devam ediyor: “Bu senede her yıl olduğu gibi her gün 60-70 kişiye iftar yemeği veriliyor. Mevlitlerde bu sayı 150-200 kişiyi buluyor. Yemek giderleri hayırsever Kürdistanlılar tarafından karşılanıyor. İftara Rojavalı Kürtlerden epey katılım oluyor. Arap halkından, Pakistan ve Hindistanlılardan gelenler de var.”

Arsa alındı 

Verilen yardımları hizmet olarak insanlara sunmaktan mutlu olduklarını ifade eden Delikaya devamla şunları söylüyor: “Bu çalışmalarımızın kalıcı olması için arsa aldık. Resmi işlemleri bitti sayılır. Burayı inanç ve kültür merkezi olarak tamamlamaya çalışacağız. Bu önemli kazanım hayırsever, yurtsever Kürt kalkının destek ve yardımlarıyla  gerçekleşecektir.”

Şırnak’a ev projesi

Fitre ve zekat çalışmaları ev, kurum ve işyeri ziyaretleriyle aralıksız devam ediyor. Geçen sene fitre ve zekat yardımlarının 556 aileye kendi elleriyle teslim edildiğini belirten Delikaya şunları söylüyor: “Geçen sene yine 50 civarında Kardeş Aile oluşturduk. Bunun bir kısmını Heyva Sor a Kurdistan’e devrettik. Bir kısmını kendimiz organize ettik. Şimdiki çalışmamız Şırnak’ta 100-150 aileye ev yapma projesidir. Bu çalışmalar CÎK koordinasyonu ve bilgisi dahilinde devam ediyor.”

Fitre ve zekatlar Sur’a

Fitre ve zekat yardımlarının bu senede Sur, Cizre ve Şırnak’a gönderileceğini ifade eden Delikaya konuşmasını şu sözlerle tamamlıyor: “Bu çalışmalarımız titizlikle belgelenerek açık ve şeffaf bir şekilde yapılıyor. Yapılan yardımların ulaşmasıyla ilgili tüm resmi bilgilere isteyen her üyemiz ulaşabilir.”


İslamiyetin özünden uzaklaşılıyor


İmanın, inancın ve itikadın tazelenmesi açısından İslam dininde Ramazan ayının manası ve öneminin doğru kavranması; günümüzde Müslümanlar arasında  yaşananlara bakıldığında nasıl görünüyor? Tam da burada hutbe ve vaazın rolü ön plana çıkıyor. 

Mezopotamya Camisi İmamı Mele Davud Övseme, Kürt halkının diğer fertleri gibi Mardin’de uğradığı zulümden ötürü Berlin’e gelen bir Kürdistanlı. Mübarek Ramazan ayının İslam alemi için manasının büyük olduğunu; fakat önem ve anlamından biraz uzaklaştırıldığını belirtiyor Övseme. Ramazan’ın farz kılınmasının en büyük sebeplerinden birinin; varlıklı olanların fakir ve muhtaç insanlara empati duyması olduğunu ifade eden Övseme devamla şunları söylüyor: 

İnsanlığımızı test için imkandır

“Nasıl ki İslamiyet ayrı bir mecraya çekilmek isteniyorsa; orucun ve Ramazan’ın manası ayrı bir yere çekiliyor. Ama hamd olsunki mazlum Kürt halkı, Kürt Özgürlük Hareketi’nin kazanımlarıyla oluşan kurumlarımız ve CÎK camilerimizde halkımıza sesimizi ulaştırmaya, gerçekleri anlatmaya çalışıyoruz. Ramazan ayının önemine gelince; bugün Kürdistan coğrafyasında özellikle Kuzey Kürdistan’da Erdoğan faşizminin yarattığı bir yıkım, açlık, sefalet ve zulüm devam ediyor. Bu mübarek ayda oradaki insanların halini anlamak ve kendi insanlığımızı test etmek açısından muazzam bir imkandır. 

İslam inancıyla bağdaşmaz

Hutbelerde ve Cuma namazlarında insanlara gerçek İslamiyetin ne demek olduğunu, niçin inzal edildiğini ve manasını anlatmaya çalıştığını belirten Övseme son olarak şunları söylüyor: “İslamiyet barıştır, kardeşliktir. Empati dinidir. Peygamber efendimiz bir hadisinde şunları buyuruyor: ‘Kendi nefsin için istediğini, kardeşin için istemediğin müddetçe iman etmiş olamazsın’. Hutbe ve vaazlarımızda Kürdistan coğrafyasında bunca zulüm varken burada rahat olunmasının İslam inancıyla bağdaşmadığını anlatıyoruz.”

Kadınlar aktif


Mezopotamya Camisinin Kadın Komisyonu cami çalışmalarına ilgi ve saygıyla karşılanan bir değer katıyor. Komisyon Berlin’de Kürt kurumları tarafından yapılan eylem ve etkinliklere destek veriyor. Bazılarının organizasyonunda yer alıyor. Komisyon çalışmaları ile ilgili olarak Aysel Bingöl şunları söylüyor: “Çocuklara ve kadınlara dini ve kültürel eğitim veriyoruz. Mevlütler okunuyor. Ev, hasta ve taziye ziyaretlerine gidiyoruz. Sohbetlerimizde Kürdistan’da yaşanan olayları konuşuyoruz. Acı çeken kardeşlerimize, yoksulluk çeken halkımıza yardım için fitre ve zekat çalışmalarına katılıyoruz. Ramazan’da kadınlı-çocuklu iftar veriyoruz.”

Kardeşliğe önem verelim

Komisyonu çalışmalarına 10-20 civarında kadının yer aldığını; yapılan seminer ve benzeri erkinliklerine 60-70 civarında katılım olduğunu belirten Bingöl sözlerini bir çağrıyla tamamlıyor: “Tüm insanlara, Müslümanlara çağrım; birbirimizi tutalım. İnancımıza, kültürümüze ve kimliğimize sahip çıkalım. Sonuçta Allah hepimizi insan olarak yaratmış. Kardeşliğe ve insan sevgisine önem verelim.”

Yardımların değeri büyük

Her Ramazanda veya dayanışma kampanyalarında toplanan yardımlar kadar; bu yardımların ihtiyaç sahiplerine sorunsuz ulaştırılması da önemlilik arzediyor. CİK üyesi Mele Mehmet Çağlı bu yardımların ulaştırılmasında yer alanlardan biri. Toplanan yardımların CÎK üyeleri veya gönüllü insanlar arasından oluşturulan heyetler tarafından  ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldığını ve bunun şeffaf, açık ve özverili bir çalışmayla yerine ulaştırıldığını ifade eden Çağlı devamla şunları söylüyor: “Bu buluşmalarda sözle anlatılmayacak derecede duygulu anlar yaşıyoruz. Hem biz, hem yıkım ve zulüm gören halkımız karşılıklı yaşıyoruz bu duyguları. Kucaklaşıyoruz. Onlar unutulmadılarını ve yalnız olmadıklarını anlıyor ve moral alıyorlar. Verilen yardımlar belki ihtiyaçlarını tam karşılamıyor fakat manevi yönü çok büyük. Çünkü buradan giden yardımların dışında hiçbir destek yok. Tek ümitleri bizleriz.”

Evet; bakıldığında İslam dini tarafında büyük mana ve derslerle farz olan Ramazan ayı; Mazlum Kürt halkının yaşadığı katliamı, yıkımı ve zulmü, başta kendine Müslümanım diyenlerin anlamasına ve özüne dönmesine vesile olur. CÎK camilerinde Ramazan tam da bu anlamıyla karşılanıyor ve icra ediliyor.


696

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA