Seçim barajı yüzde 10, Kürt düşmanlığı yüzde 100

g.yoleri@gmail.com | 04 Mayıs 2018 Cuma

GÜLSEREN YOLERİ


Türkiye’de iktidar gibi muhalefet de şaşırtmadı ve HDP seçim ittifakları dışında bırakıldı. HDP dışındaki partiler ittifaklarda yer aldıkları için yüzde 10’luk seçim barajından da kurtuldular. Böylece, HDP bütün diğer zorlukların dışında bir de seçim barajı engelini aşmak zorunda. 

HDP’nin seçim ittifakları dışında bırakılması sadece seçim barajı sorunu demek değil. Hatta daha da önemlisi, Kürt düşmanlığının bu gün olduğu gibi seçim sonrasında da mutabakatla devam edecek olması demek. 

Bu durumdan fazla rahatsız olan var mı derseniz, Kürtler zaten “en öteki” olarak kabul edildiğinden, ittifak dışında kalmaları da çok dert değil gibi davrananlar çoğunlukta. Ancak içten içe ve çekingen cümlelerle de olsa açığa çıkan bir huzursuzluk da var. Çünkü, muhalefetin en büyük sorun diye tanımladığı adaletsizlik, hukuksuzluk, demokrasi yoksunluğu, eşitsizlik, şiddet ve benzeri pek çok sorunun ayrımcılık ve ötekileştirme politikalarıyla yakın ilişkisini ve bunun da en belirgin tezahürünün Kürt düşmanlığı olduğunu idrak edenlerin sayısı bir hayli artık. Klasik söylemle, Kürtlerle “barış” olmadan demokrasi ya da özgürlüklere ulaşılamayacağı düşüncesi özellikle düşünen yazan çizen siyaset yapan muhalif kesimlerde yaygın bir kanaat haline gelmiş durumda. 

HDP’ye yönelik siyasi soykırıma haklı bir gerekçe bulunamaması da buna eklendiğinden, HDP’nin seçim ittifakı dışında bırakılmasına dair açıklamalar oldukça çekingen. Kimi CHP’liler bunu “Meral Akşener HDP ile yan yana gelmeyi kesinlikle reddettiği için” diye tanımlarken, kimileri bunu “Selahattin Demirtaş umut vaat eden bir lider ancak ah o PKK ile olan ilişkisini ayarlayabilseydi” biçiminde dile getiriyorlar sık sık. 

Ancak yine görünen o ki, bu çekinik tutumun HDP lehine değişmesinin bir şartı var. O da, bu seçimden HDP’nin güçlenerek çıkması. 

Hem bu çekiniklerin kazanılması hem de seçim sonrası artma ihtimali bulunan saldırıları durdurabilmek için, seçim sürecinde geliştirilmesi gereken tutum bir hayli önem kazanıyor. Demokratik yöntemlerle sorunları aşmak iddiasını koruyan HDP ve tüm demokrasi güçleri yan yana ortak bir mücadele hattı oluşturmak ve seçim barajını en az 7 Haziran’daki kadar aşmak zorunda. 

Daha fazla enerji, daha fazla çaba, daha fazla ortaklık şart. Tayyip seçilsin seçilmesin diye değil. HDP seçimden barajı aşarak güçlü çıksın diye. Çünkü bu gün HDP’yi ittifak dışında bırakanların yarına dair demokrasi ve özgürlük vaatlerine güvenilemez. 



1005
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: