O partiyi değil, o partiye destek olarak ırkçılığı sandığa gömmek...

02 Mayıs 2018 Çarşamba

AVA NEŞE KALP

Erdoğan gibi bir zorbanın, ‘O partiyi gömün!’ ve Bekir Bozdağ, ‘Bölücülerin iktidar olma şansı kalmamıştır’ cümlelerini Kürtler ve diğer muhalifler olarak çok dikkatli okumalıyız. Bu cümlelerle esas olarak iki tarafa mesaj verilmektedir: Kendilerine yedekledikleri ırkçı ve dinci cepheye ne yapmaları gerektiğine dair ültimatom, Kürtlere ve onlarla ittifak yapan çevrelere ise tehdit. 

Kürtlere, Türkiye’de iktidar alanına yaklaşmalarının maliyetini açıklamaktadırlar. Dolayısıyla, Türkçü ve İslamcı olmayanların bu alana yaklaşmalarının devlet açısından nasıl kodlandığını gösteren, Haziran 2015 seçimleri sonrası HDP’ye yönelik sistemli devlet saldırısını açıklamaktadır. TC’de iktidar alanını kontrol eden kontrgerilla örgütü ve AKP’nin iş birliği ile iktidar alanının Türkiye halklarından nasıl korunduğunu ilan etmektedir öte yandan. 

Erdoğan da Bozdağ da bu cümleleri elbette devlet adına kuruyorlar. Bununla tüm engellemelere rağmen iktidara yaklaşan HDP’yi ve bundan sonra bu alana yaklaşmaya cesaret edecekleri tehdit ediyorlar devlet adına. Yani yıllardır sistemli olarak Kürtlerin, Alevilerin, Romanların, gayri-Müslimlerin, kadınların, Sol ve sosyalistlerin, eşcinsellerin, çevrecilerin ve diğer tüm ötekilerin, manipülasyon, tehdit ve baskı ile iktidar alanının dışında tutulmasının sistemli bir devlet politikası olduğunu, HDP’ye yapılanlara işaret ederek yüksek sesle ilan ediyorlar. Tam da bu nedenle CHP, HDP ile ittifak yapmayı gündemine almamaktadır. Çünkü mevcut devletin ve sistemin esas partisi olan CHP de bu politik ittifakın tarafıdır ve HDP ile mücadelede aktif rol oynamaktadır.  

Bu şekilde oluşturulmuş bir korku atmosferi ile muhalefetin esas motor gücü olan Kürtlere karşı ırkçı bir bariyer oluşturulmuş durumdadır. Bu bariyerin arkasına saklanan sistem ve sistemin partileri, bir dizi metotla yedeklenen güruhu zaman zaman ortaya salarak, her durumda onlardan ırkçı söylemlerle oy devşirerek sistemi ve kendilerini ayakta tutmaktadırlar. Tam da bu sebeple Kürtler ve Aleviler başta olmak üzere ötekileştirilmiş olanlara yönelik saldırılar üzerinden oy arttırılan korkunç bir vicdan çöplüğüne dönüştürülmüş bir yerdir Türkiye. Alevi, gayri Müslim ve Kürt halkına, şehirlerine ve topraklarına saldırmanın oy toplama nedeni olabildiği korkunç bir vicdansızlık ortamı yani. 

Korkudan aklını, vicdanını yitirmiş, zalimlere biat etme kültürünün yeniden ve yeniden üretildiği bir seradır burası. Böylece kuşak kuşak zehirlenen bir ülkede kan emici grubun iktidarı 95 yıldır devam ettiriliyor.

Ancak sanırım son dönemde bu korku serasında bazı aksaklıklar da oluşmaya başlamış durumda. Örneğin Efrîn saldırısı o kadar çok puan toplamadı. Dinle uyuşturmayı planladıkları kuşakta tersi bir reaksiyon gelişiyor ve AKP’ye gençlik yönelmiyor. CHP ve MHP’ye de yönelmeyen geniş bir kitle var. Devletin ideolojik araçlarının bombardımanı ile bu kitle HDP’ye de ulaşamıyor. Ancak yine de tamamen kontrol altına alındığı sanılan sera üretimindeki bu komplikasyonlar, toplumdaki normalleşme alt yapısı için son derece kıymetli. Sanırım bu son seçimler bunun arenası olacak. Devletin tüm propaganda araçları, silahlı güçleri, partileri, paramiliter grupları, cihatçı ordusu ülkenin her tarafını korkutmada kullanılarak yoksulları, Kürtleri, Alevileri ve onlarla iş birliği yapan muhalif kesimleri sindirmeye çalışarak oy vermeleri engellenmeye çalışılmaktadır. Buna rağmen ortada görünen şey, artık o kadar da etkili olamadıkları. Yerle bir edilen Kürt kentlerindeki halk, makarnaya kendilerini satan seçmen türü değil artık. Partilerine ve onurlarına silahların gölgesinde bile sahip çıkan bilinçli ve onurlu bir kitle olarak onları rahatsız ediyor. Yavaş da olsa Batı’daki kıpırdanmalarla, apar topar korsan seçime gitmelerinin altındaki telaş bundandır.

Bu nedenle de devleti işgal eden korsan grubun, Z planı olarak oyları çalacakları şimdiden bellidir. En iyi yaptıkları şeydir zaten. Çünkü sistemin bunun dışında başka bir seçeneği yoktur. Oy hırsızlığında göreceksiniz daha önce yaptığı gibi CHP yine bir tutum almayarak onaylayacaktır. Çünkü sistemin devamında AKP’den daha fazla rol oynuyor CHP. Başına Kürt ve Aleviliğini inkâr eden bir rol model bu nedenle oturtulmuştur. Onunla Tüm Kürt ve Alevilerin nasıl davranılması gerektiği de iletilmektedir. 

Ancak Kürtler ve müttefikleri bu seçimde de biat etmeyeceklerdir ve her durumda sandıklara giderek, HDP’ye destek olarak en önemli cevabı vereceklerdir. HDP’nin seçim çalışmalarının önleneceğini bilmek için kâhin olmaya gerek yoktur. Bu nedenle kartopu modeli ile herkes bu çalışmayı bireysel olarak, özel alanlarında yapmalıdır. İplikle oy pusulası ölçen muhteşem Kürt kadınları, bunun altından da kalkacaklardır. Oyları çalsalar dahi onlar bilecektir ki Kürt halkı başta olmak üzere, yoksullar onların ne yapmaya çalıştığının farkındadır. Her zorla elde ettikleri, onların bundan sonraki adımını daha fazla zorlaştıracaktır ta ki onları hareketsiz bırakana kadar… 

“O partiyi sandığa gömün!”e cevap: “O parti değil, ırkçılar sandığa gömülecektir!” 

Bijî 1 Gulan!




693
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: