Önemli olan diktatörün düşmesidir!

30 Nisan 2018 Pazartesi

NURETTİN DEMİRTAŞ

Faşizmin tarihinde bir diktatörün seçimle devrildiğine pek de rastlanmamıştır. Bu nedenle faşizm koşullarında seçimlere endeksli demokratik çareler ciddi umut yaratmazlar. Çünkü faşizm kanla yaşar ve hiç bir demokratik seçeneğe fırsat vermez. Bu nedenledir ki savaşlar, isyanlar, direnişler göze alınmadan bir adım ileri gidilemez. 

Acaba bu kez farklı bir seçenek ile yani seçim ittifakıyla sonuç alınabilecek mi?

Her ne kadar zor olsa da öyle görünüyor ki bunun gerçekleşebilmesinin çok önemli bir şartı vardır: Parti ve kişi için değil demokrasi için çalışmak!

Bir diktatörün seçimle devrilmesi sağlanırsa bu, demokrasinin çok büyük bir zaferi olacaktır. Şu veya bu Partinin ya da adayın değil demokrasinin zaferi için çalışılırsa gerçekten de bu büyük hayal, gerçekleşebilir bir olasılığa dönüşebilir.

Böylesi büyük bir olayın sonuçları da elbette büyük olur.

Türkiye gerçek anlamda bir demokratik dönüşüm sürecine girebilir. 

Ayrıca Türkiye’den başlayacak demokratik değişim tüm Ortadoğu’yu değiştirebilir. 

Fakat dikkat!

„Seçimle sonuç alınacak, başka yolu yok” gibi bir söylemle büyük umutlar yaratıp ardından hayal kırıklıklarına da mahal vermemek gerekiyor. Yani toplumun büyük direniş gücü sadece seçime kilitlenmemeli; faşizmin her türlü oyun ve hilelerine karşı direniş gücünün örgütlenmesi sağlanmalıdır. 

Kazanmak için çalışalım ve buna gerçekten inanalım. Fakat her kazanımın elde edilmesi kadar korunması ve sonuca götürülmesinin vazgeçilmez şartı toplumsal direniş gücünün her türlü olasılığa yanıt oluşturacak tarzda örgütlenmesidir.

Bu arada hapisteki eşbaşkan Demirtaş’ın adaylığını kutluyor ve başarılar diliyoruz. Samimiyetle ifade etmek isterim ki kardeşliğin ötesinde adaylığını sonuna dek desteklerim fakat kendisine olan vefa borcumuz kadar diğer tutuklu eşbaşkan sayın Figen Yüksekdağ’a borcumuz vardır ve bu vefa borcundan da öteye gerçekten de temsil ettiği demokrasi, sosyalizm ve kadın kimliğiyle Türkiye’nin başına geçmesi, sadece siyasi değişimlere değil büyük toplumsal dönüşümlere muazzam bir ivme kazandırırdı.

Bugün bunun koşulları bulunmayabilir, fakat unutmayalım ki toplumsal dönüşümler esas olandır ve yarının siyasi rejimlerini de belirleyecek olan husus budur. Bu nedenle “faşizm karşısında her şey demokrasi için” denilerek bize zor gelen bazı hususlar sineye çekilebilir ama erkek egemen zihniyet asla!

Bu nedenle her türlü demokratik ittifakın şaşmaz ilkesi kadın özgürlük ilkesi olmak zorundadır. Bu ilke her koşulda korunmalıdır. Çünkü faşizmi doğuran zihniyet, her türlü vahşetin de kaynağı olan egemen erkeklik kültürüdür!

Bütün bunlar birinci tur ardından AKP-MHP dışındaki partilerin bir aday etrafında ortaklaşmalarıyla konuşulabilecek hususlardır. Fakat bu adayın kim olacağı biraz da birinci turda alınacak oy oranlarına bağlıdır. 

Bu aday, niye HDP’nin adayı olmasın ki?

Evet, önemli olan diktatörün düşmesidir. Bunun için HDP ve adayının temsil ettiği demokrasi kültürü her türlü esnekliği ve özveriyi sağlayabilir. Bundan kuşku duyulamaz. Fakat birinci turda HDP adına alınacak oy oranı yüksek olursa, özveride bulunması gereken HDP değil diğer partiler olabilir. 

Her şey diktatörün devrilmesi içindir ama bunun en fazla da HDP adayıyla sağlanabileceğini gösterelim. 

Kısacası hem diktatörlük son bulsun hem de Selahattin Demirtaş Cumhurbaşkanı olsun!




1879
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: