Suriye çıkartması

ozlemgalip@hotmail.co.uk | 16 Nisan 2018 Pazartesi

DR. ÖZLEM BELÇİM GALİP

Esad Rejimin, Suriye’nin Duma bölgesinde 7 Nisan’da düzenlediği iddia edilen kimyasal silah saldırısında aralarında çocukların da olduğu 78 kişinin hayatını kaybetmesi, İngiltere Başbakanı Theresa May’i geçen hafta harekete geçirmişti. Trump’ta resmi ABD ile Fransa ve İngiltere’nin, Suriye rejimi hedeflerini vurmaya başladığını resmi olarak duyurmuştu. Her daim ABD’nin direktifleriyle hareket eden İngiltere, yine aynı şekilde davrandı. Trump’ın önerisiyle kimyasal silahın üretildiği ve depolandığı 3 bölgeye hava saldırısının sivil hayatları korumaya dair bir karar vardı, ama sözde bu doğru karara İngiliz meclisinde bu konuyu tartışmadan vardı. Meclistekiler haliyle karşı atağa geçti. 

İngiltere’deki yasalara göre İngiltere’nin herhangi bir savaşa girmesi için bir meclis oylamasına ihtiyacı yok. Ancak İngiltere’deki 2003’teki Irak müdahalesi büyük soruşturmalara sebebiyet vermişti ve meclisin desteği olmadan bir savaşa girilemeyeceğine dair bir karara varılmıştı. Çünkü Irak soruşturulmasında yetersiz delil ve çarpıttırılmış gerekçelerle İngiltere’nin Irak’a askeri müdahalede bulunduğu ve kısacası Irak müdahalesinin bir hata olduğu sonucuna varılmıştı. May Meclise danışmıyarak büyük bir risk alıyor. Bir uçağın kaybolması ya da askeri müdahale esnasında bir şeylerin yanlış gitmesi durumunda doğrudan kendisi sorumlu olacak. 

2013’te dönemin Başbakanı David Cameron Suriye’ye askeri müdahale önerisinde benzer bir oylama yapmıştı ve çoğunluğu kaybetmişti. May, Cameron’dan bile daha az sevilen bir lider. Oylamaya sunması sonucunda önerisinin çoğunluğu bulamaması büyük bir ihtimal ki bu da onu liderlik imajını zedeler. Bu yüzden meclisin onayına sunmamakta kararlı. İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn ise bu duruma haliyle eleştirel bakıyor. Duma’daki kimyasal saldırının arkasında tam olarak kim olduğunun iyi araştırılması gerektiğini savunuyor. BM’nin bir soruşturma başlatmasını ve soruşturmanın sonuçlanmasını beklemek gerektiğini söylüyor. Fransa delilleri gördüğünü açıklarken İngiltere Başbakanı büyük bir ihtimalle Esad yapmıştır dedi. 

Peki Esad rejimi ne diyor? Suçlamaları kabul etmiyor. Peki Rusya? Duma’da yaşandığı iddia edilen kimyasal saldırıyla ilgili somut delil bulunmadığını savunan Rusya, Rus uzmanların Duma’da yaptığı incelemede kimyasal iz bulamadığını ve hastanelerde de kimyasal tedavi gören kimse olmadığını öne sürdü. Daha da ötesi Rusya bu hava hareketlerinin sonuçsuz kalmayacağını duyurarak da karşı atağa geçme ihtimalinin sinyalini verdi. Bu güçlerin savaşı bitirmeye değil daha da körüklemeye niyetli görünüyorlar. 

Türkiye’nin Efrîn’de yol açtığı sivil can kayıpları ve yıkımlar esnasında bu hassasiyeti göstermemesi İngiltere’nin ana derdinin can kaybı olmadığını alenen ortaya koyuyor. Aslında denklem basit ABD bölgede varlığını azaltması durumunda Rusya güçlenecek. Rusya’nın güçlenmesi İran’ın bölgede güçlenmesi anlamına geliyor. İsrail, güçlenen bir İran’ı asla görmek istemiyor. Bu denklemin neresinden bakarsanız bakın hiçbir yerinde sivil hayatlara ve barışa dair önem ve desteği göremezseniz. Denklem tamamen güçler ittifakı etrafında kurulmuş bu yüzden kimse sivil hayatları öne sürmesin. 



585
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: