Suriye’de kimyasal silah oyunu

12 Nisan 2018 Perşembe

NAZMİ GÜR

Kimyasal silahlara ilişkin biz Kürtlerin çok acı deneyimi var: HALEPÇE. Halepçe hep kanayan bir yara olarak Kürtlerin belleğinde tap taze kalacak. Suriye’nin Doğu Guta bölgesindeki Duma ilçesinde kimyasal silah saldırısı sonucu 49 kişi yaşamını yitirdi, yüzlercesi de yaralı. Rejimi kimyasal silah kullanmakla suçlayanlar ve rejimi bu saldırılardan aklamaya çalışanlar, Halepçe’de sessiz kalmışlardı. Saddam açıkça kimyasal silah kullanmış ve Halepçe’de tarihin tanık olduğu en vahşi soykırım gerçekleştirilmişti. Şimdi kıyameti koparanlar, o zaman, hep birlikte sessiz kalmışlardı.

Suriye’de, 2013 yılında BM ve uluslararası güçlerin gözetiminde, rejiminin sahip olduğu kimyasal silahların “tümünü” imha edildiğini açıklanmışlardı. Eğer Duma’da kimyasal silah kullanan Suriye rejim güçleri ise o zaman BM ve uluslararası güçler, rejimin kimyasal silahlarını tümden imha edememiş, bu ihmalkârlıkları Duma’da katliama yol açmıştır. Yok, eğer Suriye’de tüm kimyasal silahlar imha edilmişse o zaman bu silahlar nereden geldi? Hiçbir tarafın bu sorulara ikna edici bir yanıtı yok.

Bu olay karşısında, başta ABD olmak üzere batı “cephesinin” tepkisi çok sert oldu. İsrail uçakları Suriye’nin en önemli askeri üslerinden birini bombardımana tuttu. ABD, İngiltere ve Fransa, Suriye’ye sert bir cezalandırıcı darbe indirmeye hazırlanıyor. Rusya ve Rejim kimyasal silah iddialarını reddetti. Hatta Suriye hükümeti “Kimyasal Silahları Yasaklanmasını Örgütü’nü (OPCW)” kimyasal saldırı iddiasını araştırmak üzere Suriye’ye davet etti. Bunun üzerine; Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü, Suriye’ye heyet gönderme kararı aldı. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Suriye’nin, bu çağrısından daha önce yaptığı açıklamada, Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü uzmanlarına güvenlik garantisi sunmaya hazır olduklarını açıkladı. 

Tüm bu açıklamalara ve kafa karıştırıcı gelişmeler, Suriye’de işlerin daha da karışacağı ve içinden çıkılmaz bir hal alacağına işaret ediyor. ABD Başkanı Trump, Suriye konusunda önemli bir karar aşamasında olduğunu açıkladı. 

ABD savaş gemileri Akdeniz de harekete geçmiş durumda. Suriye’de, şimdiye kadar “vekâlet savaşları” olarak anılan iç savaş, büyük güçlerin devreye girmesi ile yeni bir boyut kazanabilir. Böyle bir durum Ortadoğu için tam bir “kıyamet” senaryosu demek. Umalım böyle bir çatışma riski aklıselimle bertaraf edilir. Ancak öyle görünüyor ki ABD ve Koalisyon Suriye Rejimine yönelik “etkili” bir cezalandırma operasyonu yapma kararlılığı içinde. Burada önemli olan Rusya ve İran’ın tutumu olacaktır. 

ABD ve Koalisyon daha öncede, Rejimin kimyasal silah kullandığı gerekçesi ile “cezalandırıcı” operasyonlar yapmış ve “şiddet” düzeyi yüksek mesajlar vermişti. Ancak, bir yandan Suriye Rejiminin kimyasal silahlarını yok eden batı, nasıl oluyor da Rejimin her seferinde kimyasal silah kullanmasını engelleyemiyor? 

Kimyasal silah kullanımı hem bir “savaş suçu” hem de “insanlığa” karşı işlenen en korkunç suç. Halepçe’de işlenen bu soykırım, yanı başımızda, Suriye’de masum insanlara karşı her gün yaşanacak bir tehdit olarak varlığını sürdürüyor. 

İşin içinde bir oyun var. Ve maalesef bu oyunun kurbanları hep halklarımız oluyor.

Burada, daha fazla insan ölmeden, harekete geçecek kurum BM’dir. Ve BM, derhal bu olayı soruşturacak bağımsız araştırmacıların bölgeye girmesini sağlamalı ve kimyasal silah kullanan suçluları “Uluslararası Ceza Mahkemesi” önüne çıkarmalıdır.



933
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: