BMGK’nin 2401 sayılı kararı

serhatbucak46@hotmail.de | 28 Şubat 2018 Çarşamba

YUSUF SERHAT FAİK

Doğu Guta Şam’ın güneyindeki bir beldesinin adıdır. Doğu Guta son günlerde rejim güçleri ve Rus uçaklarının bombardımanı sonucu sayıları bine yaklaşan sivil insanın katledilmesi ile dünyanın gündemine girdi. Nitekim İsveç ve Kuveyt’in hazırlayıp Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine (BMGK) sunduğu karar taslağı üzerinde değişiklikler yapılarak 26 Şubat 2018 tarihinde kabul edildi. Kabul edilen karar tasarısına göre BMGK kararı Doğu Guta, Reqa, İdlip, Hama ve Rukban bölgelerini kapsıyor. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres “Doğu Guta’yı yeryüzündeki Cehennem“ olarak nitelendiriyor. Anlaşılan 38 gündür savaş uçakları, helikopter, fırtına obüsleri, füzeler tarafından bombalanan, hastahanenin resmi kayıtlarına göre aralarında çocuklarında bulunduğu sayıları 400’e ulaşan Efrîn’deki sivil ölümleri BM G.Sekreterine göre “yeryüzündeki cehennem” olmuyor. Kürdistan ve Efrîn dünyaya değil başka bir gezegene ait oluyor. Kürtler böyle uluslararası aymazlıklara alışkındırlar. Ancak bilinmeliki Kürtlerin sabrı da taşmak üzeredir. Böylesine uluslararası aymazlıklara artık tahammüllü olmıyacaklar. Tüm dünyadaki Kürtlerin protestoları bunun kanıtıdır.

BMGK’nin 2401 sayılı kararı bir ateşkes değil anılan bölgelere insani yardım gönderilmesi, sivil ve yaşlıların tahliye edilmesi için oluşturulacak bir koridordur. Suriye rejimi yaptığı açıklamada terör örgütlerine karşı mücadelemiz devam edecek diyor. Yani DAİŞ, El Nusra, Tahrir El Şam gibi örgütlere yönelik operasyonlar devam edecek. Nitekim Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu’nun açıklamasına göre Putin’in talimatı gereği her gün 0.9 ila 14.00 saatleri arası insani yardım ulaştırılması, sivillerin ölümünün önlenmesi için insani mola verilecek. Bunun anlamı bu saatler dışında terör örgütlerine karşı operasyonlara devam edilecektir.

BMGK tüm Suriye’yi kapsamıyor. Çünkü ateşkesin uygulanacağı bölgeler kararda açıkça belirtilmiş. Bu durumda Efrîn bu kararın dışında kalıyor. AKP-MHP koalisyonu bu konuda rahatlar. Yetkililer de Efrîn operasyonunun tüm hızı ile devam edeceğini burunlarından kıl aldırmadan açıklıyorlar. Ancak karar insani yardımların tüm Suriye’yi kapsayacağını da belirtiyor. Bu durumda pek umudum yok ama yarın Efrîn’e insani yardım iletebilmek için TC’nin kapısı da çalınabilinir. Deneyimli yazarlar bu konuda TC’nin kapısının çalınabileceğini, TC hükümetinin bu konuda hazırlıklı olmasını öneriyorlar. Bende gorbehişt Cegerxwîn’in bir şiirinde dediği gibi diyorumki “Koma miletan ma hun ji kêr’in/Ger hakke meda tiştek nabejin” (BM siz sağırmısınız/ Bizim hakkımızda hiç bir şey demiyorsunuz). Evet Seydam Kürdistan’ın kan gölüne çevrildi sömürgeciler ve onların arkasındaki koalisyon tarafından. Dünya halen sessizliğine devam ediyor. Sömürgecilerin çıkardıkları kırmızı bülten ile onları gözaltına almak, tutuklamakla meşguller.


KÜRDİSTAN TARİHİNDE BU HAFTA:

* 27 Şubat 1993 tarihinde İHD Eleziz Şubesi başkanı Av. Metin Can ve Dr. Hasan Kaya’nın cesetleri Hazar gölü kıyısında bulundu. Her ikisi de 25 Şubat’ta kontrgerilla tarafından kaçırılmıştı.

* Kürt tarihini unutulmaz siması 40 yıl Kürdistan dağlarında Arap ve Fars sömürgeciliğine karşı savaşan Güney Kürdistan Kürt Hareketinin Önderi M.Mıstefa Barzani, New York’ta bir hastahanede kanser tedavisi görürken aramızdan ayrıldı. Cenazesi ilkönce Doğu Kürdistan’da Şino’da ağabeyi Şey Babo’nun yanın toprağa verildi. 1993 yılında ise cenazesi oğlu İdris ile birlikte Barzan’a nakledildi.

* 2 Mart 1951 tarihinde 1943 yılında Özalp’ta sorgusuz, sualsız 33 Kürt köylüsünü kurşuna dizdiren Org. Mustafa Muğlalı yargılandığı mahkemece 20 yıl hapis cezasına çarptırıldı. 

* 2 Mart 1994 tarihinde DEP’li Kürt milletvekillerinin dokunulmazlıkları TBMM kaldırıldı. 

* 4 Mart 1193 tarihinde 12. yüzyıla damgasını vuran Kürt komutan Selahattin Eyyübi Şam’da vefat etti.

* 4 Mart 1925 tarihinde Takrir-i Sükun kanunu çıkarıldı. TC İstiklal Mahkemelerinin kuruluşuna karar verildi.



987
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: