ABD’de Trump ve Rusya karşıtı kampanya hız kazandı

15 Kasım 2017 Çarşamba

AYKAN SEVER

Trump Uzakdoğu’da bir Western kasabasına uğramış silah tüccarı kıvamındaki şovunu sürdüre dursun, ülkesinde işler pek öyle tıkırında değil. Kendisine karşı yürütülen kampanyanın önemli bir öğesi olan Rusya’ya dönük müesses nizamın atakları bir hayli yoğunlaştı.

Sonuncusundan başlayalım. Rusya’ya ait medya kuruluşları Sputnik ve Russia Today (RT) ABD Adalet Bakanlığı’nın talebi üzerine ‘yabancı ajan’ olarak kaydedildi. Özetle RT ve Sputnik ‘Kremlin’in propaganda aracı‘ olarak görülüyor. Rusya’nın buna karşılık VOA ve CNN’i aynı statüde tanımlaması bekleniyor. Burada sorunun “ifade özgürlüğü” tartışması gibi bir kapsamdan uzun zaman önce çıktığını belirtmeye gerek yok. Bu sorunu anlamsızlaştırır. Açık olan şey tarafların medyayı bir silah gibi kullandığı ve medya yöneticilerinin de aklının böyle çalıştığıdır. Tartışmanın tırmanışının temelinde Amerikan müesses nizamının Trump’tan duyduğu hoşnutsuzluk yatıyor. Onun başkanlık koltuğunu bırakmasını istiyorlar. Bunu da Rusya karşıtı retorik ve adımlarla yapabileceklerine inanıyorlar.

Hikaye elbette bundan ibaret değil. Trump-Putin Vietnam’da sürpriz bir Suriye mutabakatı deklare ederken, adeta bu açıklamayı havada bırakırcasına Ulusal İstihbarat eski Direktörü J. Clapper ve CIA’nin eski başkanı J. Brennan Trump’ı sert sözlerle eleştirdiler. Özetle “Trump rahatlıkla Çin ve Rusya’nın oyuncağı olabilir, Trump Putin’den korkuyor” türünden laflarla liderlerini bir hayli aşağıladılar.

Trump kendince bu sözlere elbette yanıt verdi. Fakat bu işin en önemli kısmı Rusya cenahının Vietnam’da Putin-Trump buluşmasını zorlamasına rağmen, Beyaz Saray’dan gelen açıklamalarda bu buluşmanın olmayacağını ısrarıydı. Sonuçta ABD tarafı bu görüşmeyi istemiyordu. Basının aktardığı kadarıyla aile fotoğrafı çekilmeden önce Putin-Trump sadece ayak üstü görüşme imkanı buldu. Ama gelin görün ki görüşmeden de daha ileri bir adım atarak ne zaman hazırlandığı belli olmayan “ortak” Suriye bildirisini açıkladılar.

Bu bildiri ABD cenahınca “üzerinde aylarca çalıştık” falan denilse de muhtemelen daha çok Rusya’nın ürünü. Bu yeni mutabakatın iç tutarsızlıkları bir yana (El Nusra gibi çetelerin pozisyonu, İran, Hizbullah ve Erdoğan rejiminin ülkedeki askeri varlığının ne olacağı, nasıl bir siyasal çözüm önerildiği türünden başlıklar belirsiz.) Trump’ın destekçisi olduğu Suudi Arabistan-Selmanistan siyasetiyle de uyumsuz. Özellikle Lübnan’daki politik çevrelerin pozitif yaklaşımı ve ABD Dışişleri Bakanı Tillerson’ın da katkılarıyla şimdilik Lübnan üzerindeki tansiyon düşürüldü. Fakat İsrail ve Suudi rejimi açısından sürecin ila nihaye böyle sürdürülmek istenmediği açık. Nitekim geçtiğimiz hafta içinde dünya basını istihbarat kuruluşlarını kaynak göstererek “Akdeniz kıyısında ve Şam yakınlarında İran askeri üsleri, Golan Tepeleri’nde Hizbullah üssü kuruluyor” türünden haberleri gündeme getirdiler. Bu haberlerin doğru olup olmadığını henüz bilmiyoruz, ama en azından bölgede İran’ın önünü kesmek isteyen güçlerin köklü bir savaş değilse bile bazı operasyonlara girişeceklerini şimdiden görmek mümkün.

Tekrar ABD elitleri arasındaki çekişmeye dönecek olursak sonunda kim kazanırsa kazansın işlerinin bir hayli zor olduğunu görebiliriz. Nitekim yeni yapılan bazı araştırmalar göre Amerikalılar hayatlarından pek memnun değiller, keyifsizler. Gallup-Sharecare araştırmasına göre Amerika refah endeksi 2016 yılındaki 62,1 seviyesinden, bu yıl 61,5’e geriledi. Uzmanlar matematiksel olarak az gibi görünen düşüşün gerçek hayatta karşılığının bir hayli fazla olduğu görüşünde. Hoşnutsuzluğu en çok yaşayan kesimler ise kadınlar ve azınlıklar. Bunun birçok nedeni var elbette, ama ilk sırada nefret cinayetleri yer alıyor. FBI’ın hazırladığı yeni bir rapora göre (2015-2016 karşılaştırılması) Trans bireylere yönelik suç oranı yüzde 44 artarken, Araplar’a karşı bu artış yüzde 38 olmuş. 2016’da nefret suçu kabul edilen 6 bin 121 olay yaşanmış. Muhtemelen gerçek rakamlar çok daha fazla.

İçeride yoğunlaşan sorunların yanı sıra ABD’nin dış siyasette de hegemonik pozisyonunu kaybettiği, en azından her istediğini yapamadığı, Trump’ın da bu süreci “özgün” hamleleriyle hızlandırdığından söz etmek mümkün. Bu yüzden Amerikan egemenleri bir an önce Trump’tan kurtulmayı istiyor ve bunun için şimdilik “uygun manivela” olan Putin karşıtlığını tırmandıracaklar.



749
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: