Serî hilde!

14 Kasım 2017 Salı

NURETTİN DEMİRTAŞ

Kürdistan gençliği yaratıcı yeteneğini bir kez daha gösterdi. Faşizmin çöktürme planına son darbeyi vuracak şiarı geliştirdi ve büyük bir direniş çağrısına dönüştürdü. Kutlamak ve katılmak için, gençliğin gençleştiren direniş ruhuyla, özgürlüğe dek bir an bile durmamak gerekir.

Faşizme karşı direnmekten, faşizme karşı başkaldırmaktan daha meşru ve onurlu ne olabilir ki? Kürdistan gençliğinin çağrısı faşizme karşı her insanın yapması gerekeni anlatıyor: İnsanım diyen herkese “BAŞKALDIR!” diyor.

Gençliğin çağrısı bir insanlık emridir. Öyle umutlu bir emirdir ki faşizm karşısında nihai zaferi müjdeliyor. Bir emir ancak bu kadar isabetli olabilir. Çünkü faşizm baş almaya ant içmiş; bizatihi Erdoğan “ya baş alınacak ya baş verilecek” diyerek “taş üstünde taş, baş üstünde baş kalmayacak” fetvasını çıkarmadı mı? Bunun için tüm salyalı katil sürülerini sahaya sürmedi mi?

Faşizmin son büyük soykırım saldırısına karşı emekçi halklarımızın, kadınların, gençlerin tutumu da elbette büyük olacak: Ya baş verilecek ya da başkaldırılacak! Gerektiğinde baş verilecek ama asla baş eğilmeyecek! 

Sur’un efsane komutanı Çiyager ve tüm özyönetim direniş kahramanları sürecin keskinliğini ortaya koydular. Orta yol yok! Direnmek bu kadar yalın bir varlık-yokluk meselesi haline gelmişken “başkaldır!” emri aslında tarihin kaçınılmaz bir emri haline geliyor.

Gençlik gelecektir diyoruz. O halde ne duruyorsun, geleceğimiz adına gençliğin çağrısına sahip çık, başkaldır, serî hilde!

Sadece Türkiye’deki faşizme karşı değil Ortadoğu ve dünyadaki tüm zalimlere karşı serî hilde!

Uluslararası komploya, tecride, İmralı hapisliğine karşı serî hilde!

Kadın kırımına karşı serî hilde!

Êzîdî, Alevi, Süryani soykırımına karşı serî hilde!

Cem Evine kovayla ateş atan Nemrut zihniyetli Ebu Süfyan oğlu Muaviye torunu barbar AKP sürülerine karşı serî hilde!

Baskı, dikta, gasp, talan nerde varsa orada; evde, iş yerinde, okulda, sokakta serî hilde!

Çağrının bir ezgisi, bir şarkısı ya da daha doğru ifade edersek bir marşı olmalıdır: “Çav Bella” ya da “Herne Peş” gibi… Sanatçılara görev düşüyor ama belki de halk arasında ve gençliğin içinde, direnişte, eylemde kendi müziğini de yaratır “serî hilde”. Böylesi daha güzel olur. Zaten çağrının kendisi ezgilidir, en duygulu, en coşkun notalardan oluşuyor.

Gençliğin çağrısı yaşanılır bir dünya ve özgür bir yaşam için yürekleri tutuşturan, cesaret veren, güzelliklere güzellik katan ezgili, büyülü bir çift sözden oluşuyor. O çekici güzelliğin sırrı ise hakikatinin büyüklüğünden ileri geliyor. İşitmeyene işitmeyi, görmeyene görmeyi, bilmeyene bilmeyi ve daha da önemlisi eylemeyene eylemeyi öğretiyor.

Haksızlığa, baskıya, zulme karşı başkaldırmayı bilmeyenlere de başkaldırıyı öğretiyor serî hilde. Başkaldırı öğrenilir, öğretilir ama daha çok da eylemle çoğaltılır. 

Şimdiden çığ gibi büyümeye başladı: Almanya’dan Minbic’e dek “serî hilde” şiarıyla direniş gelişiyorsa ve özellikle de gerilla saflarına katılımlar hızla artmaya başlıyorsa “kıvılcım bozkırı tutuşturdu” demektir!

Faşizm aydınlıktan korkar, karanlığa karşı serî hilde!

Faşizm korkudan saldırır ve korkutmak ister, korkuya karşı serî hilde!

Faşizm baş eğdirmek ister, baş eğmeye karşı serî hilde!

Faşizme karşı gençlik ruhuyla serî hilde, serî hilde, serî hilde!



1284
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: