Mehmet’in ardından

akincanolgun@gmail.com | 29 Eylül 2017 Cuma

AKIN OLGUN

‘Nereye gömülmek istiyorsan vatanın orasıdır“ dedi bir ses.

Bir ses ki değiştirir dünyayı bazen. Bir ses ki dönüştürür bazen hayatı.

Bir ses ki dokunduğunda insana, insanı insana kavuşturur.

İnsanı, insana kavuşturan kaç ses tanıyorsunuz?

İnsanı, insanla buluşturan kaç ses duydunuz?

„Her insandan bir parça alıyorum, her insandan bir parçayım“ diyerek dokunan bir ses tanıdım ben. 

Geçiyor şimdi önümden gözleri, dili ve en çok bakışları. 

Geçiyor önümüzden emeği, değeri, türküsü.

Geçiyor önümüzden karanfil kokulu o elleri.

Elleri çocuk,

Elleri, çocukların elinde çocuk.

Gözleri, çocukların gözlerinde çocuk.

Dili, çocukların dilinde çocuk.

Kurtarılmış hayatların arasında geziyor mutluluk.

Mutluluk, henüz yaşanmamış tüm öyküler, tüm AN’lar adına huzur veriyor. 

Huzur, bir başkasının acısını, bir başkasının hüznünü mutluluğa emanet etmektir. 

Huzur, inandığın değerler adına, kavuşturmaktır hasreti sahibine.

Huzur, varılmaz olanı kavuşturmaktır özgürlüğe.

Huzur „her insandan bir parça alıyorum, her insandan bir parça taşıyorum“ diyen o yüreğin dalına tutunmaktır. 

O dalı, hangi çoraklaştırılmış toprağa ekseniz, yerinden yurdundan koparılmış hangi insana uzatsanız, umutları soldurulmuş hangi halka verseniz, yeşerir ve gürbüzleşerek salar kendini çok derinlere.

Bir ses „nereye gömülmek istiyorsanız, orası vatınınızdır“ dedi. 

Cümlelerin üstünde, yüz yıllık hasret var. 

Cümlelerin anlamında yüz yıllık direniş.

Cümlelerin üstünde, toprağı sahibine emanet etmiş olmanın gururu.

Cümlelerin üstünde, asla terk edilmeyen vefalıların sözü dolaşıyor. 

Bir söz düşüyor elimize, yüreğimize.

Bir söz düşüyor, gez, göz arpacık.

Bir söz düşüyor „başım gözüm üstüne“

Bir söz düşüyor ve haykırıyor „ÖZGÜRLÜK“



2347
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: