Devrimi örgütlemek - Rojava Enternasyonalist Komün

16 Haziran 2017 Cuma

MERAL ÇİÇEK

“Evsiz barksızsan, okula git

üşüyorsan bilinçlen

açsan kitaba uzat elini: 

o bir silahtır”

Bertold Brecht


Kırmızı fularıyla akıllara kazınan Ayşe Deniz Karacagil, veya mücadele adıyla Destan Temmuz önceki akşam Kobanê’de toprağa verildi. Çocuk yaşta devrimci mücadele ile tanışan, Gezi’deki direnişini önce Kürdistan dağlarına, ardından Rojava’ya taşıyan Destan, 29 Mayıs’ta Rakka hamlesinde şehit düşmüştü. 

MLKP-KKÖ savaşçısı olarak yaptığı sicil kaydı konuşmasında Rojava’yı “devrim toprakları” olarak isimlendirip şöyle diyordu: “Burada öğreneceğimiz çok şey olduğuna inanıyorum. Bu bağlamda da burayı, devrim topraklarını herkesin görmesi gerektiğini düşünüyorum. Aynı şekilde dağları da. (...) Bizzat bu sürecin örgütleyicileri, içinde bulunan, bu süreci ileri taşıyıcıları olabilmeliyiz.”

Kobanê’de toprağa verilmek, Destan Temmuz’un kendi isteğiydi. 21’inci yüzyılın ilk çeyreğinde, insanlığın yıldızının en güzel parladığı ânın yaşandığı Kobanê, kuşkusuz ki dünyadaki bütün devrimciler için büyük bir sembolizme sahiptir. Çünkü birçok haritada adına bile rastlanılmayan Kobanê, sadece Kürtlerin DAİŞ’e karşı direndiği bir şehir olmanın çok ötesinde, iki gelecek projesinin, iki dünya görüşünün kıyasıya çarpıştığı evrensel bir cengin lokal merkeziydi. 

O cenk kazanıldı. Rengarenk yaşam düşlerini karanlığına gömmek isteyen kara bayraklar indirilip özgürlüğün ateşinde yakıldı. 

Ama zaferle sonuçlanan bir direniş devrimle eşit değildir. Ki direniş, devrimin savunulması içindir. Ancak devrim her andır, süreklidir, kesintisiz örgütlenmedir. 

Özellikle Kobanê direnişi ile birlikte dünyanın dört bir yanından arayış sahibi bireyler, devrimciler, örgüt ve hareketler Kürdistan’daki devrim topraklarına akmaya başladı. Kimi Kürt Özgürlük Hareketi’nin mücadelesini kendi mücadelesi olarak sayıp devrimde yerini almaya gelirken, kimi de Apocu paradigma ve deneyimlerden öğrenip kendi mücadele yapısı içinde uygulamak amaçlıyor. Ki başta Rojava ve dağlar olmak üzere Kürdistan’ın devrim alanlarının dünyadaki bütün sistem karşıtı, kadın özgürlükçü, alternatif mücadeleler için temel bir deneyim ve model teşkil ettiği genel kabul gören bir gerçektir. 

Enternasyonalistlere, bu deneyimden ve yerel ile evrensel arasındaki optimal balansı simgeleyen Apocu paradigmadan katılımcı bir biçimde öğrenme koşullarını sağlamak amacıyla Rojava’da Enternasyonalist Komün oluşturuldu. “Öğren. Destekle. Örgütle” şiarıyla kuruluşunu ilan eden Komün, bir köy biçimini alacaktır. Yakın zamanda inşaata başlayan komün ileride Rojava’daki ilk enternasyonalist akademi barındıracaktır. Amaç, enternasyonalistler arasında sürekli bir siyasi paylaşımı mümkün kılıp, örgütlülüğü güçlendirmektir. 

Çünkü devrimler kendiliğinden yaşanmıyor; ne Rojava’da ne de dünyanın başka bir yerinde. Devrimler örgütlenmeli. Ya da Rojava Enternasyonalist Komünü’ne üye Filistinli Baz’ın sözleriyle; “Parçalanmışlığımızı aşmalıyız, halka ulaşmanın bir yolunu bulmalıyız, örgütlenme süreçlerine daha ciddi yaklaşmalıyız ve bence Rojava bu konuda bize öğrenme imkanını sunuyor”. 

Paramaz Kızılbaş’tan Dilsoz Buhar’a, Ivana Hoffmann’dan Mario Nunez’e, Ulaş Bayraktaroğlu’ndan Destan Temmuz’a kadar; Rojava topraklarında insanlık düşmanı DAİŞ’e karşı devrimi savunurken ölümsüzleşen bütün enternasyonalistlerin aziz hatırasını sahiplenmek ve çoğaltmak yolunda da büyük bir anlama sahiptir Rojava Enternasyonalist Komünü. Kuruluşu kutlu olsun. 

Not: Komün’le ilgili daha geniş bilgi için: internationalistcommune.com



1290
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: