Özne-iktidar meselesi

15 Haziran 2017 Perşembe

METİN YEĞİN

Dünyanın Sokakları


Madunun, ezilenin özne olma meselesini asıl olarak iktidar olma ile özdeşleştirdiğimizi düşünen arkadaşlar 4-5 haftadır yazdıklarımı, çok sonra, bir iktidar meselesi tartışması olarak görüyorlar. Bu bir açıdan doğru ama bu, meselenin çok küçük ve nihai bir parçası. 

Asıl mesele, böyle bir sona ulaşmamak, yani madunun, ezilenin iktidar ile birlikte efendiye dönüşmemesi, ‘beyaz’laşmaması, Çinlilerin deyişi ile ‘Muz’, yani ‘dışı sarı içi beyaz’ olmaması meselesi... Bunun en çarpıcı örneği Güney Afrika’da ANC-Afrika Ulusal Konseyi siyah iktidarının bugünkü ‘beyaz’ durumu ve buna karşı, mesela Güney Afrika gecekondu hareketi Abahlali baseMjondolo’nun Fanoncu direnişi. Yani siyah görünümlü beyaz iktidarının ‘Yeryüzünün Lanetlileri’ ile ilişkisi. Bu yüzden ‘Özyönetim- Dünyanın Sokaklarında Radikal Demokrasi’ kitabında daha çok açıklamaya çalıştığım ‘Özyönetim’in Guaveracı yönü, yani ‘Çoklu inisiyatifler’ ile Fanon’un ‘Madunun kendi adına konuşması’ tam olarak birbirini tamamlayan şeyler. Burada eklemek isterim ki ‘Özyönetim’, yani radikal demokrasi önerisi, Rojava pratiği, böyle bir çabanın yaşama geçirilmesi çabasıdır.

Şimdi yine bir yanlış anlamayla karşı karşıya kalabiliriz diye, bunun sadece yarının meselesi olmadığını, hatta tamamıyla bugünün meselesi olduğunu vurgulamalıyım. Çünkü iktidarda değiliz belki ama her tarafımız, içimiz, dışımız iktidar dolu. Rahmetli babaannemin deyimiyle ‘Hayatta bir baş ol da istersen soğan başı ol’ ilkesinin bolca geçerli olduğu bir ‘baş’lar topluluğu, bir başka deyişle ‘Başkanlar topluluğu’ halindeyiz.

Karar alma mekanizmasının demokratikleştirilmesi için her alanda oluşturulan kurallar, komisyonlar, komiteler, alanlar ya da adı her neyse her şey, kararın demokratikleştirilmesi yerine daha çok farklı boyutlarda, küçüklü büyüklü bürokratik aparatlar haline dönüşüyor. Etrafta bu kadar çok ‘başkan’ın olması tesadüf olabilir mi? Aslında başkan sözünü seviyorum. Birçok zaman bizim de zorluk çektiğimiz hitabet sorununu çözüyor. Hele benim gibi ‘bey-hanım’ hitabından hoşlanmayan birisi için çok kullanışlı bir terim ama eğer bu dilde anlatmaya çalışırsam, ‘başkan’ın manasının daha çok ‘hocam’a dönüşmesi gerektiğini düşünüyorum. Yani daha eşit bir isimlendirme gibi geliyor bana. Bu bir hitap önerisi filan değil, neyi kastettiğimi anlatabilme çabası sadece.

Burada esas anlatmaya çalıştığım, bütün tartışmada üzerinde durduğum ‘Özne’nin temel ilişki halini alması durumudur. Yoksa çok kalabalık bir toplumsal yapı da değil –ki çok kalabalık bir ‘özne’ olunabilen bir yapı zaten olamaz– sadece iki kişilik bir ilişkide bile özne olmanın, günlük hayatta iktidarı çöpe atmanın meselesidir bu, Fanoncu bir tanımlamayla ‘Yeryüzünün Lanetlileri’nin doğrudan kendini ifade etmesidir ve devam etmek üzere…

Eğer çok seviyorsak ‘Başkan’ demeyi, herkesin başkan olduğu bir toplumsal yapı işte bu anlatmaya çalıştığım ve çocukları da unutmadan…



584
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

Yazarın Tüm Yazıları: